Şu son 10 yılda en büyük yarayı hakikat aldı: Sınırlarla o kadar oynandı ve neticede zemin o kadar kayganlaştı ki hakikatin tebarüzü ve tebellürü fiilen mümkün olmaktan çıktı. Ve bir zihniyet olarak yararcılık ve çıkarcılık önüne çıkan her bendi aştı ve bütün kaleleri düşürdü. Eskiden olduğu gibi “gücün hakkı, hakkın gücü” bir retorik olarak karşı karşıya getirilmeye devam etti etmesine ama gücün tahakkümü dur durak, sınır uğrak tanımadı.