ne ki henüz uzağım onlara ve benim anlamım hitap etmiyor onların duyularına. insanların gözünde henüz ortada bir yerdeyim, bir çılgınla bir ceset arasında.
ancak Zerdüşt üzüldü ve yüreğine dedi ki:
beni anlamıyorlar; ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim.
belli ki fazla uzun süre yaşadım dağlarda, çok kulak verdim derelerin ve ağaçların sesine: şimdi keçi çobanlarıyla konuşur gibi konuşuyorum onlarla.
dingindir gönlüm ve aydınlıktır, kuşluk vaktinde dağlar gibi. ama söylediklerine bakılırsa, soğuk biriymişim ve korkunç şakalar yapan bir alaycı.ve şimdi bana bakıp gülüyorlar; ve gülerken benden hâlâ nefret ediyorlar. buz gibi soğuk gülüşleri.