Joe Vitale’nin #zerolimit kitabı, Dr. Hew Len’in sıra dışı hikâyesinden yola çıkarak Hawaii şifa metodu Ho’oponopono’yu tanıtıyor. Bir hastane dolusu akıl hastası suçlunun, doktorun yalnızca kendi içsel temizleme pratiğiyle iyileşmesi insanda merak uyandırıyor.
Hawaii dilinde “sebep” anlamına gelen Ho’o ile “mükemmellik” anlamına gelen ponopono birleşerek Ho’oponopono’yu oluşturuyor. Bu kavram, “doğruyu yapmak” ve “bir hatayı düzeltmek” anlamına geliyor. Bu yöntemin yaratıcısı ve Dr. Len’e öğreten kişi ise Khauna Morrnah’tır.
Kitap, "yüzde yüz sorumluluk” ve “içsel temizlik” fikrini merkeze alarak bireyi geçmişin yüklerinden arındırıp sınırsız potansiyeline davet ediyor.
Dönüşümün sihirli sorusu ise: “İçimde ne oluyor ki bu onunla ortaya çıkıyor? Nasıl yüzde yüz sorumlu olabilirim?”
Ve bu dönüşümün yani arınmanın anahtarını bize dört cümle ile sunuyor: “Seni seviyorum” , “Özür dilerim”, “Lütfen beni affet” , “Teşekkür ederim”
Aslında hepimizin bildiği ama kullanmayı unuttuğu cümleler… Basit ama etkisi oldukça güçlü. En önemlisi, bunları yaşamlarımızda aktif olarak kullanabilmemiz. Bu dört cümleyi hayatımıza kattığımızda hiçbir şey kaybetmeyiz; aksine kendimizi daha iyi hissederiz. O yüzden kullanmaktan korkmayalım. Sorunlardan arınıp kendimizi akışa bıraktıktan sonra geriye Tanrı’ya güvenmek kalıyor.
Altını çizdiğim çok cümle oldu; ilginç ve yeni bilgiler edindiğim bir okuma deneyimiydi. Bunlardan birine değinecek olursam: mekanların ve eşyaların duyguları olduğu ve onaylanmak istemeleri. İlk bakışta insana çılgınca geliyor değil mi? Ama okuyunca öyle olmadığını siz de fark ediyorsunuz.
Tek takıldığım husus, bir katilin ya da bir tecavüzcünün yani bir suçlunun yaptığından ben nasıl sorumlu olabilirim ki? Anlaşılan o ki, “sıfır zihne” ulaşmam için daha çok