Zero Limit (Antik Hawai Ho'oponopono Öğretisi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.678
Gösterim
Adı:
Zero Limit
Alt başlık:
Antik Hawai Ho'oponopono Öğretisi
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055943172
Çeviri:
Zeynep Esin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Vay canına! Bu, Vitale'nin yazdığı en iyi ve en önemli kitap!'
-Cindy Cashman-

Çok mu yorgunsunuz ve streslisiniz? Elinizden gelenin en iyisini yapıyorsunuz fakat kişisel tatmin ya da profesyonel başarıyı bulmak korkunç derecede zor mu geliyor?

Eğer çok çalışıyor ve karşılığını alamıyorsanız, belki de problem kendi içinizdeki bir şeydir? Belki de dışarıdan değil de içinizden gelen sınırlandırmalar sizi çoğu şeyden alıkoyuyordur. Zero Limit size bu içsel kaynaklı sınırlandırmaları ortadan kaldırmanın ve bunun yerine hayatınıza hayal ettiğinizden çok daha fazla başarı katmanın kanıtlanmış yöntemlerini sunmaktadır.

Joe Vitale'in kendi yaşantısını ele aldığımızda, o bir zamanlar sokakta yaşayan biriydi. Şimdi ise çok sayıda bestseller kitabın yazarı olan, internet ve pazarlama konusunda uzman olmuş bir milyonerdir. Peki bütün bu başarıyı getiren şey ne olmuştur? Bu, çok çalışıldığı için mi, yoksa Tanrı'nın bir lütfu olarak mı meydana gelmiştir. Yoksa her ikisi de mi? Yanıt sizi şaşırtabilir. Antik Hawai H'oponopono yöntemini bulana kadar çok sınırlı bir başarı elde edebilmiştir.

H'oponopono bizim yolumuza çıkan zihinsel engelleri ortadan kaldıran bir kişisel gelişim yöntemidir. Bu yöntem sayesinde zihnimizi engellerden özgür kılarız ve yaşamdan istediklerimizi elde etmek için yeni ve beklenmedik yollar buluruz. O, hem özel yaşantıda hem de iş hayatında yalnızca işe yaramakla kalmaz, aynı zamanda mucizeler yaratır. Vitale bu deneyimini tüm dünya ile paylaşmak için bu kitabı kaleme almıştır.

Dr. Ihaleakala Hew Len ile işbirliği yaparak zenginlik, sağlık, huzur ve mutluluğu nasıl elde edeceğinizi açıklamıştır. Yöntem sayesinde okuyucular başarıyı elde etme konusunda kendilerine engel olan sınırlamaları ortadan kaldırmayı öğreneceklerdir. Yöntem, bilinçsiz olarak yerleşmiş olan önyargıları, inanışları temizleyecektir. Yani başarı, sağlık ve mutluluk elde etmede artık LimitSizsiniz.

Zihninizin kara tahtasını sildiğinizi ve önyargılı fikirler olmaksızın yeniden başladığınızı ve dolayısıyla sadece günlük olayların olduğu bir dünyada yaşadığınızı hayal edin. Her şeyin mümkün olduğunu hayal edin. Aslında dünyaya zihinsel kısıtlamalar olmaksızın bakarsanız her şey mümkündür. Bu kitap, yaşamınızı yeni bir fırsatlar ve başarılar evrenine -Sıfır Sınır'ın olduğu evrene- açan anahtardır.
(Tanıtım Bülteninden)
272 syf.
·5 günde·Beğendi
Ho'oponopono:) ilk okumaya ve söylemeye çalıştığımda itiraf ediyorum ki :) dilim dönmemişti. Evet nedir bu ho'oponopono; "Basitçe ifade etmek gerekirse, 'doğrusunu yap,' ya da 'bir hatayı düzelt,' demektir. Eski Hawaiililere göre, hatalar geçmişin acı veren anılarıyla zehirlenen düşünceler yüzünden ortaya çıkar. Ho'oponopono, dengesizliğe ve hastalığa neden olan bu acı veren düşüncelerin ya da hataların enerjisini ortadan kaldırmanın bir yoludur." Giriş yazısı biterken Joe Vitale şöyle diyordu; "bir bilet alın ve oturun, ruhunuza giden tren kalkmak üzere. Şapkalarınızı tutun." Ve bu sözlerle yolculuk başlamıştı.ve şimdi hala tekrarlıyorum ;
Seni seviyorum
Özür dilerim
Lütfen beni affet
Teşekkür ederim ... nedir bu cümleler diyenlere, okumayanlara tavsiyemdir,öyle okunup bırakılacak bir kitap olmadı Benim için her an elimin altında tuttuğum başucu kitaplarımdan biridir.
~~~~~Bedeninle konuş. Ona de ki: "Seni bu halinle seviyorum. Benimle olduğun için teşekkür ederim. Eğer herhangi bir nedenle benim tarafımdan kötüye kullanılmış olduğunu hissettiysen, lütfen beni affet." Şimdi dur ve günün geri kalanında bedenini ziyaret et. Ziyaretinin sevgi ve şükran ziyareti olmasına izin ver. "Beni taşıdığın için sana teşekkür ederim. Nefes alıp verdiğim için, kalbim attığı için teşekkür ederim."
272 syf.
Ho'oponopono Yöntemi Nedir?
(Alıntıdır)
Ho'oponopono Yöntemini son zamanlarda sıkça duymaya başladık, birçoklarımıza göre telaffuzu zor gelen bir cümle ama kazandırdıkları ve kattığı değerler bir mucize.

Joe Vitale’nin Dr.Ihaleakala Hew Len’den öğrenerek Zero Limit kitabında anlattığı şekliyle aktarıyorum.
Bu yöntem; karşımızdaki insanın yaşadığı duyduğumuz öğrendiğimiz anda bizim sorunumuz olarak algılayıp kendi içimizde bundan arınarak karşımızdakini de arındırma yolunu öğretiyor.

Sadece insanlar değil her şeyi arındırıp temizlemenin yoludur bu. Tüm bilinen ya da bilinmeyen negatif enerjileri, pozitif olanla değiştirerek arındırır. Bunun içinde sevgi yi kullanır.

4 temel kalıp vardır:
Seni seviyorum.
Özür dilerim.
Lütfen beni affet.
Teşekkür ederim.

cümlelerinden oluşur. Uygulamada çok kolay ve kısa sürede de sonuç veriyor.

Hayatındaki herhangi bir şeyi değiştirmek istediğinde bakacağın tek bir yer var: kendi için.

2 yıl önce, Hawaii'de, bir koğuş dolusu akıl hastası suçluyu onları hiç görmeden tedavi eden bir terapist olduğunu duymuştum.
Terapist, hastaların dosyalarını incelemiş ve sonrasında kendisinin bu kişilerin hastalıklarını nasıl yarattığını görmek için kendi içine bakmış. Kendisi geliştikçe, hastalar da gelişme göstermiş. Bu hikâyeyi ilk duyduğumda bunun bir şehir efsanesi olduğunu düşünmüştüm.

Biri, kendini iyileştirerek başkalarını nasıl iyileştirebilirdi ki?
Bu kişi bilge bir kişi olsa bile akıl hastası suçluları nasıl iyileştirebilirdi? Anlamamıştım. Mantıksızdı. Ve hikâyeyi unutup gittim.
Ta ki hikayeyi bir yol sonra yeniden duyana kadar. Terapistin ho'oponopono adında bir Hawaii iyileştirme yöntemi kullandığını duydum.
Daha önce bu yöntemi duymamıştım. Hikayeyi yeniden unutup gitmek istemiyordum. Anlatılanlar tümüyle doğruysa, hakkında daha fazla şey öğrenmeliydim.
Şu ana kadar "sorumluluk" kelimesinin anlamını, yaptıklarımdan ve düşündüklerimden sorumlu olduğum şeklinde anlardım.
Daha ötesinden değil. Ve çoğu insanın da böyle düşündüğünü sanıyorum. Biz yaptıklarımızdan sorumluyuz, başkalarının yaptıklarından değil.

Birçok akıl hastasını iyileştiren Hawaiili terapist bana sorumluluğun ne demek olduğu konusunda yeni bir bakış açısı kazandırdı.
Adı Dr. Ihaleakala Hew Len. İlk telefon görüşmemiz yaklaşık bir saat sürdü. Ona hikayenin tamamını bana anlatıp anlatamayacağını sordum. Bunun üzerine Len Hawaii Eyalet Hastanesi'nde dört sene boyunca çalıştığını söyledi. Ve hikayesini anlattı.

Akıl hastası suçluların bulunduğu koğuş oldukça tehlikeliymiş. Terapistler bir ay içinde istifa ediyorlarmış.

Hastane personeli sıkça hastalık izni alıyormuş ya da istifa ediyormuş. Hastalar tarafından saldırıya uğrama korkusundan dolayı, koğuşta sırtlarını duvara çevirerek yürüyorlarmış.
Kısacası burası yaşamak, çalışmak ya da ziyaret etmek için hoş bir yer değilmiş.

Dr. Len bana hastaları hiç görmediğini anlattı. Ofisinde oturup hastaların dosyalarını incelemiş.

Hastaların dosyalarına bakarken kendi üzerinde çalışmış. Ve kendi üzerinde çalıştıkça hastalar iyileşmeye başlamış.

"Birkaç ay sonra, daha önceden ellerli kelepçeli dolaşan hastalara serbestçe dolaşmaları için izin verilmeye başlandı," dedi bana. "Ağır ilaç tedavilerine maruz kalan hastalar ilaç tedavilerini bıraktılar. Serbest bırakılmaları konusunda hiç ihtimal olmayanlar serbest kaldı." Şaşkınlık içindeydim…

"Sadece bu kadar değil," diye devam etti. "Ve personel işe gelmekten hoşlanmaya başladı. İşe gelmeme ve sıkça olan işten ayrılmalar bitti.
Personel ihtiyaçtan daha fazla sayıda olmaya başladı, çünkü hastalar serbest bırakılıyordu. Personelin yapacak bir işi kalmamıştı. Bugün, bu koğuş kapalı."
Ve işte en önemli soru: "Bu insanların değişimine sebep olacak ne yaptın?" dedim
"Onları yaratan kendi parçamı iyileştirdim sadece," dedi. Anlamadım…

Dr. Len hayatından sorumlu olmanın, hayatındaki her şeyden sorumlu olmak olduğunu söyledi -aslında basit, çünkü her şey senin hayatında oluyor. Tam manasıyla, tüm dünya senin yaratımın.
“Hmmm... Kolay sindirilebilir bir şey değil. “

Söylediklerinden ve yaptıklarından sorumlu olmakla, hayatındaki tüm insanların söylediklerinden ve yaptıklarından sorumlu olmak farklıdır.

Gerçek şu ki eğer hayatının sorumluluğunu alıyorsan hayatında gördüğün, işittiğin, tattığın, dokunduğun ya da herhangi bir şekilde deneyimlediğin her şey senin sorumluluğun altındadır.

Çünkü hepsi senin hayatında olmaktadır. Terör eylemleri, ülke yöneticileri, ülkenin mali durumu ve hoşuna gitmeyen diğer şeyler, hepsi şifalanmak üzere sana geliyor. Onlar aslında yoklar… Onlar sadece iç dünyanın birer yansıması…

Sorun onlarda değil, sende. Onları değiştirmek istiyorsan, kendini değiştirmelisin.

Bunu kabul etmeyi ve hayata geçirmeyi bir kenara bırak, kavramak bile kolay değil; biliyorum.

Suçlamak sorumluluk almaktan kolaydır. Fakat Dr. Len'le konuştukça onun kendisini nasıl iyileştirdiğini ve ho'opnopono yönteminin kendini sevmek anlamına geldiğini kavramaya başladım.

Hayatının gelişmesini istiyorsan, onu iyileştirmelisin. Eğer birini iyileştirmek istiyorsan -akıl hastası bir suçlu bile olabilir bu- bunu ancak kendini iyileştirerek yapabilirsin.

Dr. Len'e kendisini nasıl iyileştirdiğini sordum. Hastaların dosyalarına bakarken ne yapmıştı?
"Sadece, tekrar ve tekrar 'özür dilerim' ve 'seni seviyorum' dedim," dedi.
Bu kadar mı?
Bu kadar.

Sonuç olarak, kendini sevmek kendini geliştirmenin en önemli yoludur ve kendini geliştirdikçe dünyan gelişir.

Bu konu hakkında bir örnek vermeme izin verin:
Bir gün biri bana beni üzen bir e-posta gönderdi. Eskiden olsa, bu konu üzerindeki çalışmamı, zayıf duygusal noktalarımı araştırarak ya da hoş olmayan bu e-postayı gönderen kişinin bunu neden yapmış olabileceğini bulmaya çalışarak yapardım. Bu sefer, Dr. Len'in yöntemini kullanmaya karar verdim. İçimden "Özür dilerim" ve "Seni seviyorum," dedim.

Bu dediklerimi özellikle bir kişiye yönelik söylemedim. Sadece, dış koşulları yaratan içimdeki parçamı iyileştirmesi için, sevginin ruhunu yardıma çağırdım. Bir saat sonra aynı kişiden bir e-posta daha aldım. Önceki e-posta için özür diliyordu. Bu özür için herhangi özel bir eylemde bulunmamıştım. Ona herhangi bir şey yazmamıştım. "Seni seviyorum" diyerek içimdeki, o kişiyi yaratan parçamı iyileştirmiştim.

Daha sonra Dr. Len tarafından düzenlenen bir ho'oponopono workshopuna katıldım. 70 yaşında, saygıdeğer yaşlıca bir şaman. Ve bir münzevi gibi. Çekim Yasası Sırrı adlı kitabımla ilgili güzel şeyler söyledi. Kendimi geliştirirsem, kitaplarımın titreşiminin artacağını ve okuyucuların bunu hissedeceklerini söyledi. Kısacası, kendimi geliştirirsem okuyucularım da gelişecekti.

"Şu anda piyasada, dış dünyada olan kitaplar hakkında ne dersin?" diye sordum.
"Onlar orada değiller,"dedi. Bilgeliği aklımı karıştırmıştı. "Onlar hala içinde."
Dış dünya diye bir şey yok.
Bu gelişkin tekniği hak ettiği derinlikte anlatabilmek için bir kitap yazmak gerekir ama kısaca şunu söyleyebiliriz.
Hayatındaki herhangi bir şeyi değiştirmek istediğinde bakacağın tek bir yer var: kendi için.
"İçine baktığında, bunu sevgiyle yap."

1.Ne olduğuna dair hiçbir fikriniz yok.
İçinizde ve etrafınızda olan her şeyin, bilinçli ya da bilinçsiz, farkında olmanıza imkan yoktur. Bedeniniz ve aklınız şu anda çalışmaktadır ve bunun farkında değildir. Ve havada, radyo dalgalarından düşünce formlarına kadar görünmeyen sayısız sinyal bulunmaktadır ve sizler bunların hiç birini bilinçli olarak algılamazsınız. Gerçeği söylemek gerekirse, tam şu anda kendi gerçeğinizi yaratmaktasınız ama bu olay bilinçli bilginiz ya da kontrolünüzün dışında, bilinçsizce olmaktadır. Bu nedenle istediğiniz kadar olumlu düşünün gene de yaralanırsınız. Yaratıcı olan bilinçli zihniniz değildir.

2. Her şeyi kontrolünüz altında tutamazsınız
Elbette ki olan her şeyden haberiniz olmadığı için, onları kontrol edemezsiniz. Dünyaya emredebileceğinizi düşünmek egosal bir hatadır. Şu anda dünyada neler olduğunun çoğunu egonuz göremediğine göre, sizin için en iyisine egonuzun karar vermesine izin vermek hiç de bilgece olmaz. Seçim sizin elinizde, ama kontrol değil. Ne deneyimle meyi tercih edeceğinize karar vermek için bilinçli zihninizi kullanabilirsiniz, ama onu ifade edip edemeyeceğinizi ya da bunu nasıl ve ne zaman yapacağınızı kendi haline bırakmalısınız. Teslimiyet anahtardır.

3. Yolunuza her ne çıkarsa onu iyileştirebilirsiniz.
Yaşamınızda önünüze çıkan her şey, oraya nasıl geldiğine bakmaksızın, iyileştirmek içindir, çünkü şu anda sizin radarınızdadır. Buradaki varsayım, eğer onu hissedebiliyorsanız, onu iyileştirebilirsiniz de. Eğer onu bir başkasında görebiliyorsanız ve bu sizi rahatsız ediyorsa, o zaman iyileştirmek için oradadır demektir. Ya da Oprah'ın bir keresinde söylemiş olduğu gibi, "Eğer onu fark edebiliyorsanız, ona sahipsinizdir." Onun neden hayatınızda olduğuna ya da oraya nasıl geldiğine dair hiçbir fikriniz olmayabilir, ama artık farkında olduğunuza göre, onu serbest bırakabilirsiniz. Karşılaştığınız şeyleri ne kadar iyileştirirseniz, tercih ettiklerinizi ifade etmede o kadar net olursunuz, zira başka şeyleri kullanmak için gereken enerjiyi serbest bırakmış olursunuz.

4. Tüm deneyimlerinizden 0 sorumlusunuz.
Hayatınızda başınıza gelenler sizin suçunuz değildir, ama sizin sorumluluğunuzdadır. Kişisel sorumluluk kavramı söylediğiniz, yaptığınız ya da düşündüğünüzün ötesindedir. Hayatınızda yer alan diğer herkesin dediklerini, yaptıklarını ve düşündüklerini de içerir. Yaşamınıza meydana gelen her şeyin sorumluluğunu tamamen alırsanız, o zaman herhangi bir kişi bir sorunu su yüzüne çıkardığında, o sizin de sorununuz olur. Bu üçüncü ilkeye bağlanır, yani yolunuza çıkan her şeyi iyileştirebilirsiniz. Kısacası, şu anki gerçeğiniz için hiç kimseyi ya da hiçbir şeyi suçlayamazsınız.

Tüm yapabileceğiniz onun sorumluluğunu almak, yani onu kabul etmek, ona sahip çıkmak ve onu sevmektir. Karşılaştığınız şeyleri ne kadar çok iyileştirirseniz kaynak ile o kadar uyumlu olursunuz.

5. Sıfır limite iletiniz "seni seviyorum" cümlesini söylemektir.
Sizi her şeyin ötesindeki huzura, iyileştirmeden ifade etmeye götürecek bilet sadece "seni seviyorum" cümlesidir. Bu cümleyi Tanrı'ya söylemek içinizdeki her şeyi temizler ve böylece şu anın mucizesini yaşayabilirsiniz: sıfır limiti. Amaç her şeyi sevmek. Fazla kiloyu, bağımlılığı, sorunlu çocuğu ya da konuyu, eşi sevin; hepsini sevin. Sevgi sıkışıp kalmış enerjiyi değiştirir ve serbest bırakır. "Seni seviyorum" demek Tanrıya deneyimleme dileğinizin gerçekleşmesidir.

6. İlham niyetten daha önemlidir.
Niyet zihnin oyuncağıdır; esinlenme Tanrı'dan bir bildirimdir. Bir an gelir, yalvarmak ve beklemek yerine teslim eder ve dinlemeye başlarsınız. Niyet egonun sınırlı görüşünü temel alarak hayatı kontrol etmeye çalışmaktır; esinlenme ise Tanrı'dan gelen mesajı almak ve buna göre hareket etmektir. Niyetler işe yarar ve sonuç verir; esinlenme ise işe yarar ve mucizeler getirir. Hangisini tercih edersiniz?

Zero Limit - Joe Vitale, Dr.Ihaleakala Hew Len
272 syf.
·1 günde·Beğendi·5/10
Kuantum mantığında kaleme alınmış bir eser. Bu defa kitaptan ilk kez öğrendiğim Hawaii tarafına ait Ho'oponopona tarzı bir teknik var, kötü olan her şeyden arınma olarak geçer. Zihnin negatif olandan arınıp pozitif olana yoğunlaşması diyebiliriz.Bu teknik kişiyi görmeden tedavi etme yöntemi olarak kullanılmakta.
"İçimde ne oluyor ki bu onunla ortaya çıkıyor? Nasıl yüzde 100 sorumlu olabilirim?" Bu soruyla terapist karşısındakine ve kendi içine yani özüne dönerek soru sorup, cevabını bularak tedavi etmeye çalışıyor.. Tedavi sırasında en çokta sevginin anahtar kelimesi, olan şu cümleler kullanılmakta:
Seni seviyorum.
Özür dilerim.
Lütfen beni affet.
Teşekkür ederim.
Ve bu cümlelere odaklanarak hem kendimizi hem karşımızdaki kişiyi hem de düşünceleri durağanlaştırıyoruz. Kitabin adından anşılacağı üzere bu cümleleri tekrar ederken zihin sadece buna odaklanır ve o an meditasyona girmiş oluyorsun.
Şamanik bir yaklaşım üzerine yazılmış olan bu kitap insan dışındaki her şeyin de hisseden varlıklar olduğunu yazmakta, bundanki onlardan da izin istenip özür dilenmekte.
Keyifli okumalar. Huzurla dolun:)
272 syf.
Ho’oponopono. Söylemesi başta biraz zor olan bir Hawai öğretisini anlatıyor kitap. Yaşamında bu öğretiyi uygulayan biri olarak, çok kolay uygulanabilir bu tekniğe herkes erişsin isterim. İnsan kendindeki fazlalıklardan, öfke, kibir,... gibi arınmadan nasıl yaşadıklarının sorumluluğunu alabilir ve huzurlu olabilir?
272 syf.
Seni Seviyorum, Özür Dilerim, Lütfen Beni Affet, Teşekkür Ederim... Herşeyin başlangıç noktası bu ana dört kelime. Sevgi ve içsel ışık kaynağı (İlahi Güç) üzerine kurulmuş bir gerçeklik üzerinden düşündüren, ve hayatı bu nokta üzerinden şekillendirmenizi salık veren bir eser. Tüm yaşam odağının sizinle başladığını ve hayattaki tüm olayları sizin ekseniniz üzerinden tanımlayıp, bu noktada herşeyden ama herşeyden sizin %100 sorumlu olduğunuzun vurgusu üzerinde şekillenen bir kitap. İçsel iyileşme ile herşeyin iyileşeceği üzerinden yön vermesi ile rehberlik etmeye çalışılmış. Tamamen şahsi fikrim olarak; yüzeysel bir anlatım ve içinize işlemede biraz zorlama hissedebileceğiniz bir yönü var. Kendinizi sevin ve affedin gerisini akışa bırakın...
272 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Sadece dört kelime ile insanın hayatı değişebilir mi, değişebiliyormuş. Deneyimleyip yaşadım. Seni seviyorum, özür dilerim, beni affet, teşekkür ederim.
272 syf.
·Beğendi·10/10
kişisel gelişim metotlarinin ve arinmanin bir fayda getirmediğini düsunurdum.Aslinda daha önce okuduklarim bana birsey katamamis yada esinlendirememiş zihinsel düşünceden tanrisal dusunceye gecişin huzurunu mutlulugunu hissetmek üzerinizdeki tüm yuku kaldirmaniza ve sifır ağirliğa kavustuğunuzda sevginin gucüne erismeninhafifliğini yasamak seni seviyorum
272 syf.
·6/10
Ho'oponopono hakkında tüm soru işaretlerinin cevaplanacağını düşündüm ama kitapta genel olarak soyut bir şekilde anlatılmış. Yani tam olarak bunu nasıl uygulayacağımız anlatılmıyor. Sürekli arının diyor ama kitap bittiğinde hala sorular cevaplanmamış oluyor
272 syf.
·6 günde·3/10
Bilim ve felsefeyle ilgilenen kişiler genelde kişisel gelişim kitaplarına tepkilidir. Bir felsefe öğretmeni olarak bu tepkiyi çok iyi anlıyorum. Çoğu kişisel gelişim kitabı sahte bir mutluluk dayatmakta bazıları da akla ve mantığa aykırı söylemlerde bulunmakta. Kendi adıma sıkıntıya düştüğümde, çağımızın hastalığı olan 'tükenmişlik sendromu ' yaşadığımda hemen kişisel gelişim kitapları okumaya başlıyorum. Böylece depresif ruh halimi psikoloğa gitmeyerek tedavi etmeye çalışıyorum ( aslında kendimi kandırıyorum). Zero Limit mantığa son derece aykırı şeylerden bahsettiği için içime sinen bir kitap olmadı. Ama diğer kişisel gelişim kitapları gibi sahte bir mutluluk da vadetmiyor. Yine de okumaya değer mi bilemedim. Tekniği uygulamayı düşünüyorum. Kimbilir modern psikolojinin bulamadığını Hawaili bir Şaman bulmuştur belki. Bu yüzden denemeye değer.
272 syf.
Bütün problemleri çözecek, bütün mucizeleri gerçekleştirecek, bütün hastalıkları iyileştirecek, bütün kötülükleri iyiliğe dönüştürecek, bütün dilekleri gerçekleştirecek, bütün duaları kabul edilecek, bilinç altınızın tüm olumsuzluklarını temizleyecek, yaşadığınız hayatı cennete çevirecek büyük bir güç var . Bütün bunları gerçekleştirmek ve arınmamızı sağlayacak olan şey ise; Özür Dilerim, Beni Lütfen Affet, Teşekkür Ederim, Seni Seviyorum Allah’ım.
Bunları içinizden söylemeyi alışkanlık edindiğinizden itibaren hayatınızda nelerin değiştiğini ve gerçekleştiğini görüp yaşayacaksınız.
272 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kendimizle ilgilendiğimizi düşünüyor isek bu kitaba bir şans vermeliyiz. Bahsettiği “iyileşme, arınma ve akışta olma” yöntemleriyle hayatımız kolaylaşıyor.
Günlük hayatımızda söylemekten çekindiğimiz bazı cümleler, farklı bir anlam kazanıyor ve hem sevildiğinizi hem de her şeyi sevdiğinizi farkediyorsunuz 🦋
Teşekkür Ederim ️
272 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Ceeport
“Yaşamın amacı her an sevmeyi yeniden sağlamaktır.Bu amacı gerçekleştirmek için, kişinin kendisinin yaşamının şu anki halinden %100 kendisinin sorumlu olduğunu bilmesi gerekir. Yaşamını an be an yaratanın kendi düşünceleri olduğunu görmesi gerekir. Sorun insanlar, yerler ve durumlar değildir; daha ziyade onlar hakkındaki düşüncelerdir. Kişinin “dışarıda bir yerde” diye bir şeyin olmadığını anlaması gerekir.” / Dr. Ihaleakala Hew Len
Bedeninle konuş. Ona de ki: "Seni bu halinle seviyorum. Benimle olduğun için teşekkür ederim. Eğer herhangi bir nedenle benim tarafımdan kötüye kullanılmış olduğunu hissettiysen, lütfen beni affet." Şimdi dur ve günün geri kalanında bedenini ziyaret et. Ziyaretinin sevgi ve şükran ziyareti olmasına izin ver. "Beni taşıdığın için sana teşekkür ederim. Nefes alıp verdiğim için, kalbim attığı için teşekkür ederim."
"Herhangi bir şeyi değiştirmek istiyorsanız bunu içinizde yapmalısınız, dışınızda değil."
Joe Vitale
Sayfa 65 - Pegasus Yayınları
Eğer yaşamın tüm sorumluluğunu üzerinize alırsanız, o zaman gördüğünüz, duyduğunuz, tattığınız, dokunduğunuz ya da herhangi bir şekilde deneyimlediğiniz her şey sizin sorumluluğunuzdur cünkü o sizin hayatınızdır.
Eksiksiz sorumluluk, her şeyi kabul etmek demektir;hatta hayatımıza giren insanları ve onların sorunlarını da çünkü onların sorunları sizin sorunlarınızdır. Onlar sizin hayatınızdalar ve eğer hayatınızın tüm sorumluluğunu alıyorsanız, o zaman onların deneyimlemekte olduklarının da tüm sorumluluğunu üzerinize almak zorundasınız.
"Hatıralar tekrar tekrar ortaya çıkan eski programlardır. İlham ise Tanrı'nın size verdiği mesajdır. Sizler esinlenmeden oluşmak istersiniz. Tanrı'yı duymanın ve esinlenme almanın tek yolu tüm hatıraları temizlemektir. Yapmanız gereken tek şey temizliktir."
Joe Vitale
Sayfa 55 - Pegasus Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zero Limit
Alt başlık:
Antik Hawai Ho'oponopono Öğretisi
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055943172
Çeviri:
Zeynep Esin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Vay canına! Bu, Vitale'nin yazdığı en iyi ve en önemli kitap!'
-Cindy Cashman-

Çok mu yorgunsunuz ve streslisiniz? Elinizden gelenin en iyisini yapıyorsunuz fakat kişisel tatmin ya da profesyonel başarıyı bulmak korkunç derecede zor mu geliyor?

Eğer çok çalışıyor ve karşılığını alamıyorsanız, belki de problem kendi içinizdeki bir şeydir? Belki de dışarıdan değil de içinizden gelen sınırlandırmalar sizi çoğu şeyden alıkoyuyordur. Zero Limit size bu içsel kaynaklı sınırlandırmaları ortadan kaldırmanın ve bunun yerine hayatınıza hayal ettiğinizden çok daha fazla başarı katmanın kanıtlanmış yöntemlerini sunmaktadır.

Joe Vitale'in kendi yaşantısını ele aldığımızda, o bir zamanlar sokakta yaşayan biriydi. Şimdi ise çok sayıda bestseller kitabın yazarı olan, internet ve pazarlama konusunda uzman olmuş bir milyonerdir. Peki bütün bu başarıyı getiren şey ne olmuştur? Bu, çok çalışıldığı için mi, yoksa Tanrı'nın bir lütfu olarak mı meydana gelmiştir. Yoksa her ikisi de mi? Yanıt sizi şaşırtabilir. Antik Hawai H'oponopono yöntemini bulana kadar çok sınırlı bir başarı elde edebilmiştir.

H'oponopono bizim yolumuza çıkan zihinsel engelleri ortadan kaldıran bir kişisel gelişim yöntemidir. Bu yöntem sayesinde zihnimizi engellerden özgür kılarız ve yaşamdan istediklerimizi elde etmek için yeni ve beklenmedik yollar buluruz. O, hem özel yaşantıda hem de iş hayatında yalnızca işe yaramakla kalmaz, aynı zamanda mucizeler yaratır. Vitale bu deneyimini tüm dünya ile paylaşmak için bu kitabı kaleme almıştır.

Dr. Ihaleakala Hew Len ile işbirliği yaparak zenginlik, sağlık, huzur ve mutluluğu nasıl elde edeceğinizi açıklamıştır. Yöntem sayesinde okuyucular başarıyı elde etme konusunda kendilerine engel olan sınırlamaları ortadan kaldırmayı öğreneceklerdir. Yöntem, bilinçsiz olarak yerleşmiş olan önyargıları, inanışları temizleyecektir. Yani başarı, sağlık ve mutluluk elde etmede artık LimitSizsiniz.

Zihninizin kara tahtasını sildiğinizi ve önyargılı fikirler olmaksızın yeniden başladığınızı ve dolayısıyla sadece günlük olayların olduğu bir dünyada yaşadığınızı hayal edin. Her şeyin mümkün olduğunu hayal edin. Aslında dünyaya zihinsel kısıtlamalar olmaksızın bakarsanız her şey mümkündür. Bu kitap, yaşamınızı yeni bir fırsatlar ve başarılar evrenine -Sıfır Sınır'ın olduğu evrene- açan anahtardır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 127 okur

  • Hande
  • özge
  • Hale ergin
  • Birol
  • Demet Alaçam
  • Tuba Kocabaş
  • PiSSoKaKKeDiSi
  • Zeynep kuzucu
  • İlkay Doğan
  • Beyhan topal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%11.1
25-34 Yaş
%11.1
35-44 Yaş
%40.7
45-54 Yaş
%29.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.9
Erkek
%9.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.6 (15)
9
%21.7 (10)
8
%17.4 (8)
7
%8.7 (4)
6
%4.3 (2)
5
%8.7 (4)
4
%2.2 (1)
3
%2.2 (1)
2
%0
1
%2.2 (1)