Açıkçası Beyza Alkoç’un hemen hemen bütün kitaplarını okudum.
Lakin burada sadece Karantina serisini ele alarak yorum yapacağım.
Öncelikle, çoğu kişinin ilk okuduğu kitap. Okuma alışkanlığı kazandıran bir kitap. Çünkü yazım dili sade ve basit. Her yaştan insanın okuyabileceği ve anlayabileceği bir dilde yazılmış. Fakat biraz uzun ve zaman aşımı çok fazla. Bir anda ölen karakterlerin sürekli olarak karşımıza çıkması, klişe. Kitabın gereksiz uzaması muhtemelen bunlardan kaynaklanıyor. Belki bazı kısımlar olmadan, dört kitap hâlinde olsa daha iyi olurdu.
Evet, çok geniş bir kitleye hitap ediyor ama kalkıp da özellikle
okunacak bir kitap değil. Kafa dağıtmak için ideal, çünkü sürükleyici. Puan kıracağım yer karakter aktarımı. Yetersiz. Gereksiz
uzamasına sebep olan yerler çıkarılsa ve karakter tanıtımıyla beş kitap olsa çok daha iyi olurdu. Onur’un ciddi psikolojik sorunları vardı, bunlar okura daha iyi aktarılabiliirdi. Mert ve Burak’a biraz daha olay verilebilirdi. Onları da yeteri kadar tanıdığımızı düşünmüyorum. Kitap ana karakterler etrafında döner, kabul fakat en başından beri bizimle olan yan karakterleri tanımak okurum hakkı.
(Yazarı eleştirmeyeceğim demiştim ama bunu dip not olarak söyleyeyim.) Yazarın, yazım dilini basit tuttuğunu biliyoruz. Hitap ettiği kitlenin farkında olan bir yazar çünkü. Bu yüzden ilk yazdığı kitaplar dışında smut yazmıyor. İstese yazar ama yapmamayı tercih ediyor, yazara ekstra saygı duyduğum bir konu.