Havalar güzelken senin bana soğukluğun beni zerre ilgilendirmez, hatta havamı daha da güzelleştirir.
Yine Kursakta Kalan Bir Heves, Yine Aynı Senaryo..
Sabah sabah uykusundan feragat edip ekran başına geçen milyonlara resmen hakaret bu! Elinde Orkun, Can Uzun, Deniz gibi adamlar varken hiçbir halta yaramayan isimlerde ısrar etmek tam bir Montella fiyaskosu. Sırf kendi çapsızlığı, gereksiz egosu ve anlamsız takıntıları yüzünden koca ülkenin emekleri yine çöpe gitti. Avrupa'nın dev kulüplerinde oynamanızın, orada milyonlar kazanmanızın bu milletin gözünde zerre değeri yok artık! Gelip burada Türkiye'yi doğru dürüst temsil edemedikten, şu milli formayla bir işe yaramadıktan sonra hiç gelmeyin, devam edin orada oynamaya! Takımı da elediğinize göre, hadi şimdi gidin o milyonluk villalarınızda gönül rahatlığıyla eğlenip tatil yapın. Yazıklar olsun!
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir mektup yazsaydım,hitap cümlesi ile başlamadan dert ve sitem dökerdim sana mesela..Sen benden baska herkesin dostu,sırdaşı arkadaşı ve dahasi oldun Herkes herseyi yaptı, herseyide söyledi arayip ağza alınmayacak laflar saydı eger zerre biseye sebep olduysam yada kötülük düşündü hakaret ettiysem yada senin gibi beni sattıysam gençlik hayrı göstermesin yaradan..ençok beni üçkuruşluk uğruna mahvettiklerine sebep seni affetmem!diyip bogazima düğümlenenleri yutmadan boğuldum yine...sen koca bir yüreği cehennem ateşinde yakıp kahkahalarla bu yanışı izledinya değdimi peki?
Evet insanı dünyaya çağıran ve sevkeden esbab çoktur. Başta nefis ve hevası ve ihtiyaç ve havâssı ve duyguları ve şeytanı ve dünyanın surî tatlılığı ve senin gibi kötü arkadaşları gibi çok dâîleri var. Halbuki bâki olan âhirete ve uzun hayat-ı ebediyeye davet eden azdır. Eğer sende zerre mikdar bu bîçare millete karşı hamiyet varsa ve ulüvv-ü himmetten dem vurduğun yalan olmazsa, hayat-ı bâkiyeye yardım eden azlara imdad etmek lâzım gelir. Yoksa o az dâîleri susturup, çoklara yardım etsen şeytana arkadaş olursun. (Zühre/Yedinci Nota) Mesnevi-i Nuriye - 160
"Kalbinde zerre kadar kibir (kendini başkalarından üstün görme) bulunan kimse cennete giremez." 🌸 Müslim ,iman 147
Velvele çok, icraat yok !
Bugünkü mevzumuz, hayatta "bir şey" olamamanın sancısı ile arz-ı endam edenlerin velvelesi... Bunlar her devirde insanın içini şişiren, enerjisini sömüren öylesi bir güruh... "Lafa gelince mangalda kül bırakmayan, işe gelince ortalıkta gözükmeyenler" kulübü. Hayatı sadece bir "tribün seyircisi" gibi yaşayıp, sahadakilere sürekli taktik vermeye, kusur bulmaya bayılırlar. Değişime, gelişime zerre katkıları olmadığı gibi, yapıcı tek bir fikir ürettikleri de görülmemiştir. "Velvele çok, icraat yok !" Bu profilin değişmeyen özelliği: Geçmişi (cemaziyülevveli)...Vitrin süsü olmak, parlatılmış boş bir imaj, hep "mış gibi" yapmak. Bugünü...Sürekli bir mağduriyet dili, her şeyden ve herkesten şikayet etme konforu, kronik memnuniyetsizlik. Geleceğe katkısı ise...Koca bir sıfır. Çünkü üretmek emek ister, risk almayı gerektirir; şikayet etmek ise bedavadır. "Kendi ışığına güvenen, başkasının parlamasından rahatsız olmaz." derler. Bunlar kendi ışıklarını yakamadıkları için, sürekli karanlıktan şikayet edip dururlar. Dünden bugüne bir arpa boyu yol alamamalarının sebebi de tam olarak bu: "Aynaya bakmak yerine hep başkalarını parmakla göstermek". Ne yazık ki çeneye verilen kuvvet, beyne ve ele verilmediği sürece bu vızıltı hiç bitmez. Mevzuya manzum uslüp ile devam edelim... ★ BOŞ KUBBENİN YANKILARI Anlayamıyorum ! Mazisinde de sadece vitrinde olma çabasından öte bir şey yapmamışları... Güne dair de; varsa yoksa sızlanma, şikâyetlenme, memnuniyetsizlik... Ya Hu, dünden bugüne hiç mi arpa boyu yol almaz insan... Yumurta vermez tavukların gıdak-gıdak velvelesi, Bal yapmaz arıların vızı-vızıl vızıltısı ! Eli iş tutmaz, dişe dokunur iş yapmaz, fikir üretmez, çeneye kuvvet... Bir ömür şikayet ettiğin mevzularda ne yaptın diye sorsan, cevap kallavi... Cemaziyyül-evvelini de