John Steinbeck. Net cümleleri, tarafsız anlatımıyla harika bir eser kazandırmış insanlığa. Teşekkürler. Dili akıcı, sade ve kolay anlaşılır. Bir solukta okunacak, gerçekten kaliteli kurguya ve kaliteli düşünceye sahip. Tabi burada eserin çevirisini yapan
Tomris Uyar
Tomris Uyar' a da teşekkür etmek lazım. Kalemine sağlık!
Spoiler bölgesi, biraz özetten kim ölmüş...
Kino, Juana ve Coyotito kendi halinde, ekonomik yönden -bulundukları muhitten de anlaşılacağı üzere- oldukça düşük seviyede bulunan bir Kızılderili, çekirdek ailedir. Tabi eser, Kızılderili savaşlarına göre daha modern bir zamanda kaleme alınmış olmasına rağmen, toplumsal statü ve sosyal hayat bakımından hala Kızılderili düşmanlığının olduğu bir zaman. Düşmanlık ille de silahla olmuyor öyle değil mi? Davranışlar, üslup, ayrımcılık da düşmanlığı sergilemenin en başarılı yollarından bazılarıdır.
İşte böyle bir ortamda yaşayan ailemiz, Kino' ya göre her zamankinden daha farklı, güzel bir gün başlarken, Juana sabah rutinini yaparken, sahnede bir akrebin belirmesiyle birden panikleyerek, korkuyla bu ortamdan soyutlanıyor. Çünkü akrep Coyotito' nun salıncağının bağlı olduğu direklerden birindedir. Her an küçük bebeğin üzerine düşebilir. Ve düşer de, korkulduğu gibi Coyotito' yu da sokar. Ama şimdi ne olacak? Kim yardım edecek? Bir yetişkine kolay kolay zarar vermeyen akrep zehri, Coyotito için ölümcül olabilir, vakit ilerlemektedir.
Doktor, vicdana gelip parası olmayan bu aileye yardım eder mi? Coyotito iyi olur mu? Hatta doktora yetişebilecekler mi?
Yok daha derinlere girmeyeceğim ancak hersey işte bu sahne ile başlar. Kino, körfezde deden kalma kanosuyla açıldıktan sonra, İnciyi de bu olayların devamında bulacaktır.
Ama nasıl inci... O güne kadar görülmemiş büyüklükte, kocaman. Çok para edeceği muhtemel