Sitâre

Masallarda, mitolojide ağzından alevler saçan, yılan gibi kıvrılıp çember haline gelmiş bir ejder motifi var. Neyi sembolize ettiğini bilmiyorum. Ancak zahiren şu gözüküyor: Etrafta ne varsa yiyip-yutmuş; sonra kıvrılıp kuyruğundan başlayarak kendini yemeye başlamış. Bu bana, “çağdaş, teknolojik medeniyet”i hatırlatıyor.
Sayfa 60 - Dergah·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Akıncı Ruhlar Yahut Çalışan Kazanır
Metin ol oğlum gazozcu Dökülen gazoz Kırılan gazoz şişesi olsun Zararın hadi bilemedin Üç buçuk lirayı bulsun Bir hafta dişini sıkar Daha çok çalışırsın Yeter ki akıncı ruhun bozulmasın Teşebbüs gücün azalmasın Rokefeller de böyle zengin oldu Çalışan kazanır oğlum gazozcu! Melih Cevdet Anday
Edebiyat
Modern medeniyetin simsarları ;
Gözyaşından, çocuk sesinden, ana feryadından, alınterinden, insanlık onurundan yağmalanan zenginlik kanlı biftekler olarak, iri bira bardakları ile iri göbekli kırmızı suratlı, gözü kanlı adamların önüne dizilir. Yerler yerler şişerler. … Bir balon gibi Dev bir balon gibi Dev bir balon olan bu medeniyetin zevaline tek bir toplu iğne kafidir. Ama nasıl bir iğne? İşte bütün mesele…
Sayfa 41·Kitabı okudu
Modern medeniyet budur; bu yollar açılacak, bu caddelerden geçilecek, bu evlerde oturulacak, bu yemekler yenecek, bu pantolonlar giyilecek, bu müzik dinlenecek, bu filme gidilecek, bu koku sürülecek, bu kitaplar okunacak, zayıflama kürleri uygulanacak, yoga, TM, bilmem ne yapılacak vesaire vesaire olacak, eh işte o zaman yakanızı bırakırız. Yakamızdan düşün sizi istemiyoruz, derseniz cevap hazırdır; “Vahşisiniz, çağdışısınız, geri kalmışsınız sizi medenileştirmek, aramıza katmak görevimiz.” Barışla olmazsa savaşla. Güzellikle olmazsa zorla. Tek yol budur ve başka yol yoktur. Ağa düşen çırpınır durur. Onların arasına katılmak şöyle dursun, yanlarına bile yaklaşamaz. O artık bir yanaşma, bir köledir. Böyle olduğunu bilmez, bilemez. Çalışır, çabalar, zayıflar, aç kalır, çıplak kalır, ölür gider…
Sayfa 40 - Dergah·Kitabı okudu