"Bir şey isteyebilir miyim?" diye sordu eliyle yanağını kaşıyarak. Bakışlarını kaçırıyordu ve o kaçırdığı bakışlarla benden kaç nefes alıyordu acaba?
Kafamı aşağı yukarı salladım. "Hı-hım."
"Burada, böylece," dedi kısacık bir müddet etrafı izlerken. Sonra yeniden yüzümü buldu. "Dans eder misin benimle?"
Gözlerim doldu ve ağzım aralandı. Dudaklarımın arasından çıkan şey ise şu oldu : "Ama ben dans etmeyi bilmiyorum ki..."
"Bende bilmiyorum."
"Ne olacak şimdi?"
"Öğrenmek için uygun bir zaman değil," dedi gülerek. "Ama denemek için vakit çok güzel, değil mi?"