Hare Güz annesi tarafından küçükken terk edilen, babasını 18 yaşındayken kaybetmiş ve onun ölümünü atlatamayan güçlü bir kadın karakter. Bir gün sanat galerisine gider ve bu galeride bir tablo dikkatini çeker. Karakterimi bu tabloda kendini bulup incelerken kendisini izleyen Akif Selim'den habersizdir. Tablo ile ilgili ikili arasında birkaç konuşma geçer. Ertesi gün Hare Güz dün sanat galerisinde gördüğü tabloyu evinde bulur. Hikayemiz böyle başlıyor şimdi gelelim yoruma. ⏳
Açıkça söylemek gerekirse kitabın konusu hakkında hiçbir fikrim yoktu sadece kapağı aşırı güzeldi ve hakkında okuduğum birkaç yorum beni kendisine çekti. Ben açıkçası romantik içerikli şeyler okuyacağız sanmıştım ama bol bol dram olduğunu belirtiyorum. Akif Selim, aşık olduğum adamlar listesine girmek bu kadar kolay mıydı sorarım sana! Kullandığı her cümleye düştüm ya! Betimlemeler olsun karakterler olsun kitabı çok sevdim. Hare Güz ve Akif Selim arasındaki o ilişki o kadar duygusaldı ki arada bir gözlerimin dolduğunu söylemek isterim. Hare Güz 'ün baba acısı o kadar iyi işlenmişti ki kalbim sızım sızım sızladı resmen. Ah canım Hare Güz tam Akif Selim sana çok iyi geldi dedik olanlar kalbimizi çatır çatır kırdı. Yazarın kalemi çok akıcı, betimlemeler yerinde ve konu güzel işlenmiş. Kitabın sonu kalbimizi paramparça etse de devamını merakla bekliyorum. Her şey aşırı harika giderken o son... YAPILIR MIYDI BU BİZE BE! Neyse... Türü sevenlere önerimdir. Şimdiden keyifli okumalarr dilerimmm!