Bir insanı tanımak istediğimizde, onun hayat hikâyesi, en derin gerçek hikâyesi nedir diye sorarız. Çünkü her birimiz bir biyografiden, bir hikâyeden ibaretiz. Her birimiz, algılarımız, duygularımız, düşünce ve eylemlerimizle, ki bunlara konuşmalarımız, sözlü anlatılarımız da dahildir, bilincinde olmadan, içimizde sürekli kişisel bir anlatı kurarız, biz işte o anlatıyızdır. Biyolojik ve fizyolojik açıdan birbirimizden pek farklı olmasak da tarihsel açıdan, anlatı olarak her birimiz biriciğiz.