Sadece tek bir hayat yaşadığımız için bu hayatı öncekilerle karşılaştıramaz ya da kusurlarımızı gelecekteki hayatlarımızda gideremeyiz; bu nedenle de ne istediğimizi bilemeyiz.
Bir binanın bu șekilde canlandırılması, mimarisini, birçok değişik teknik detayın birikiminden çok, bir bütün olarak algılamamıza yardımcı olur. Dickens'a göre sokaklar, hepsi kendine özgü sesiyle konuşan ve ilginç bir karakteri canlandran evlerin yer aldiğı bir tiyatro oyunuydu. Fakat bazı sokaklar öylesine garip bir geometrik doku ile doluydu ki, Dickens bile onlara yaşam veremiyordu. Yazar, Ingiltere`deki eski Shrewsbury şehrinde bulunan Lion Inn`den görülen manzarayı şöyle anlatır: "Pencerelerden baktığımda, hiçbiri düzgün biçimlerden oluşmayan yamru yumru siyah ve beyaz evleri görüyordum." Shropshire' daki kasabalardan herhangi birini ziyaret etmiş ve yarı ahşap Tudor evlerini görmüş olanlar, cephelerdeki siyah ahşap çatkıların beyaz zemin üzerinde yarattığı etkileyici izlenimi hatırlayacaklar ve burada Dickens'ın bile garip kişiliklerden çok, birtakım biçimler gördüğünü anlayacaklardır.