"Dostum burası iyice dolmaya başladı" diyorum. Sanki bir kum saatinin dibinde yaşıyormuşuz gibi hissetmeye başladım.
Sanki süremiz doluyormuş gibi hissediyorum.
Canlı canlı gömülüyoruz.
Gerçekdışı şeyler, gerçeklerden daha güçlüdür.
Çünkü hiçbir şey sizin hayalinizdeki kadar mükemmel olamaz.
Çünkü sadece elle tutulamayan fikirler, mefhumlar, inanışlar ve fanteziler kalır. Taşlar ufalanır. Ağaçlar çürür. İnsanlar da maalesef ölür.
Fakat bir düşünce, bir rüya, bir efsane gibi aslında son derece kırılgan şeyler yaşarlar da yaşarlar.
Eğer insanların düşünüş tarzlarını değiştirebilirsen, dedi Annecik. Kendilerini görmelerinin yolu bu. Bunu yaparsan, insanların yaşayış biçimini de değiştirebilirsin. Ve yaratabileceğin tek uzun ömürlü şey de bu olur.
Ayrıca neticede bize kalacak olan şeyler de sadece anılarımız, hikâyelerimiz ve maceralarımızdır, derdi Annecik.
Bizi koruyan kanunlar aslında bizi can sıkıntısına mahkûm etmekten başka bir işe yaramazlar.
Gerçek karmaşaya ulaşamadığımız sürece, asla gerçekten huzurlu olamayacağız.
Her şey berbat bir hal almadığı sürece, yoluna da girmeyecek.