Zeyneb

Zeyneb
@zeynebl_
3 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Sevme Sanatı’nı okudukça, sevginin sadece bir duygu olmadığını; aslında emek, bilinç ve olgunluk isteyen bir beceri olduğunu daha iyi fark ediyorum. Fromm’un anlattığı sevgi, çoğu zaman alıştığımız romantik anlamın çok ötesinde. Sevgi; ilgi göstermeyi, sorumluluk almayı, karşındakine saygı duymayı ve onu gerçekten tanımayı içinde barındıran aktif bir süreç gibi geliyor bana. Kitap ilerledikçe, sevginin dışarıdan beklenen bir şey değil, içeriden büyütülen bir şey olduğunu daha çok hissediyorum. Özellikle “kendini sevmek” kısmı beni etkiledi; çünkü Fromm bunu bencillik olarak değil, başkasını sevebilmenin temel şartı olarak açıklıyor. Bu bakış açısı, ilişkilerimi de kendimi de değerlendirmeme neden oldu. Ayrıca modern dünyanın sevgiyle ilişkisini anlatırken yaptığı eleştiriler bana çok gerçekçi geldi. Sanki hızlı ve tüketim odaklı bir hayatta yaşıyoruz ve bu da sevgiyi yüzeyselleştiriyor. Oysa gerçek sevgi, sahip olmak değil; anlamak, hissettirmek ve birlikte büyümek üzerine kurulu.
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20227,7bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·206 syf.··
2025 2. kitabı
Rezonans Kanunu'nu okurken hissettiğim şey, hayatın sadece tesadüflerden ibaret olmadığıydı. Her düşünce, his ve niyet bir enerji frekansı yayıyor ve evren buna yanıt veriyor. Tasavvuf perspektifiyle bakınca, bu frekans aynı zamanda ilahi bir düzenle de bağlantılı; kalbimizin temizliği ve niyetimizin samimiyeti, kâinatın akışını etkiliyor. Yani hem modern bakış açısıyla hem de ilâhi bakış açısıyla şunu görüyoruz: Biz ne yayarsak onu çekiyoruz, ama bu sadece fiziksel bir rezonans değil; aynı zamanda Rabb’in kudretli düzeni içinde gerçekleşiyor. Kitap bana şunu gösterdi: Olumsuzluklara takılıp kalmak sadece daha fazla olumsuzluk çeker. Kendi sorumluluğumu kabul etmek, enerjimi yönetmek ve net niyetlerle ilerlemek, olayların akışını değiştirebiliyor. Niyetlerimizi ve düşüncelerimizi temiz tutmak, kalbimizi saf ve teslimiyetle doldurmak, hem iç huzurumuzu hem de doğru enerjilerin hayatımıza gelmesini sağlıyor. Sabır, farkındalık ve kalpteki teslimiyet, enerjimizi evrensel ve ilahi düzenle uyumlu hale getiriyor. Böylece yaşam, sadece “çekmek” değil, aynı zamanda bilinçli ve bilinçaltımızla uyumlu bir yansıma süreci oluyor. Özetle: Ne hissediyorsak, neye niyet ediyorsak, hem evren hem de İlâhi düzen bunu hayatımıza yansıtıyor. Önemli olan niyetin temizliği, kalbin samimiyeti ve içsel farkındalık.
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202525,8bin okunma