szélanya

szélanya
@zeyneepsimalkoc
kitaplara sığındım
marmara
İstanbul
Sinop, 1 Eylül 2006
84 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Kadınların özgür kılınması modernleşme ile Batılılaşma arasındaki farkın mihenk taşıdır.
Sayfa 87 - Kronik Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Kadın haklarına yönelik bulabildiğim en erken tarihli ilkeli tartışma, on dokuzuncu yüzyılın büyük Osmanlı yazarı, Genc Osmanlılar'ın lideri Namık Kemal tarafından 1867'de Tasvir-i Efkar gazetesinde yayınlanmış bir makalede yer almaktadır: Kadınlarımızın insanlığa çocuk doğurmaktan başka faydası yokmuş gibi görülüyor; müzik aletleri veya mücevherat gibi sadece bir hizmet nesnesi olarak görülüyorlar. Ancak cinsimizin yarısını hatta belki de daha fazlasını kadınlar teşkil etmektedir. Onları başkalarının maişetini ve gelişimini sağlamaktan alıkoymak halk iştirakinin temel kurallarını ihlal etmektedir. Sanki milletimiz yarısı felçli bir vücuda benzemektedir. Ancak kadınlar zihni ve fiziki yeterlilikleri bakımından erkeklerden aşağıda değildir. Kadim zamanlarda kadınlar savaş dahil bütün erkek faaliyetlerine iştirak ediyordu. Köyde kadınlar hâlâ tarım ve ticaret işinde ortaktır... kadınların aramızda böyle ayrı tutulmasının sebebi onların tamamıyla hak ve sorumluluk, fayda ve zarara dair hiçbir şey bilmediklerli yönündeki algıdır. Kadınların bu konumu dolayısıyla birçok sonuç doğmaktadır. En temelde bu durum, çocuklarını kötü yetiștirmelerine yol açmaktadır.
Sayfa 84 - Kronik Yayınları·Kitabı okudu
Batı'da, bir kişi piyasada para kazanır ve bunu iktidarı satın almak veya etkilemek için kullanır. Doğuda kişi iktidarı ele geçirir ve bunu para kazanmak için kullanır. Ahlaki açıdan ikisi arasında bir fark yoktur, ancak ekonomi ve devlet üzerindeki etkileri çok farklıdır.
Sayfa 76 - Kronik Yayınları·Kitabı okudu
Müslümanlar Hristiyanlığı, İslam'da mükemmel halini aldığı gerçek inancın eski ve tahrif edilmiş bir biçimi olarak atfetmeye alışkındı. Geriye gidilerek ileriye gidilemezdi. Dolayısıyla Batı dünyasının yakaladığı muazzam üstünlük din veya dinin bir parçası olan kültür haricinde başka koşullara bağlı olmalıydı. O zamanın Batılısı -ve bugünün birçok Müslümanı- bilim ve felsefenin bunu sağladığını söyleyebilirdi. Bu görüş felsefenin, ilahiyatın cariyesi olduğunu düşünenler için geçerli değildi. Müslümanlar İslam'ın himayesi altında eskilerin mirasını elde tutup kemale erdirdikleri kendi felsefelerine sahipti. Aynı zamanda geçmişin büyük bilim adamlarından kendilerine geçmiş kendi bilimleri de vardı.
Sayfa 59 - Kronik Yayınları·Kitabı okudu
Bir toplumda bir şeyler gizlenemeyecek veya görmezden gelinemeyecek kadar yanlış gitmeye başladığında sorulabilecek çeşitli sorular ortaya çıkar. Dün Avrupa bugün ise Ortadoğu için en yaygını şudur: "Bunu bize kim yaptı?" Bu soruya verilen cevap genellikle dış veya iç günah keçilerine, yani yurtdışındaki yabancılara veya yurtiçindeki azınlıklara suç atmaktır. Tarihlerindeki en büyük krizle yüz yüze gelen Osmanlılar farklı bir soru sordu : "Hata neredeydi?"
Sayfa 32 - Kronik Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam