Siz hiç çocuk yakınınızı kaybettiniz mi?
Ben kaybettim. Şu an bunu anlatacak kimsem yok. Size anlatabilir miyim? (Evet diye kabul ettim.) Harika bir gündü, başka akrabalarımla birlikte piknikteydim. Halacım da Zeynep’imle birlikte şehir dışına gitmişlerdi. Zeynep 6 yaşındaydı.. Denize girmek istedi diye halacım da kıramadı onu. Zeynep halamın torunuydu. Benim için ikisinin önemini burada size anlatacak herhangi bir kelimem yok. Kelimem yok çünkü onlar çok başkaydı.. Zeynoşum bıcır bıcır, çok bilmiş, öyle temiz kalpli ve vicdanlı, akıllı bir çocuktu ki.. Yaşıtlarına göre o kadar olgun, muhteşem bir çocuktu. Burada fotoğrafımızı paylaşmayı çok isterdim. Ama kötü insanlar var. Ona herhangi bir şey denmesi ihtimali benim canımı yakar.. Ben diğer yiğenimle piknikte oynarken bir telefon geldi. Kaza yaptıklarını ve ikisine de araba çarptığını öğrendik.. Hastaneden bilgi almaya çalıştığımızı hatırlıyorum. O arabaya nasıl bindik o arabada eve nasıl geldik piknik alanından.. Ağlaya ağlaya kaza yapma riskiyle dönmeye çalıştık. Arabada halamın vefat haberini aldık.. Oracıkta vefat etmiş halam… Karşıdan karşıya geçmek istemişler sadece.. Alkollü, makas atan biri, 30 metre sürüklemiş onları.. Görüntüleri yok.. İyi ki yok.. Zeynoşumuz 2 gün yoğun bakımda kaldı.. Biz hep onun iyi olmasını bekledik.. Maalesef 1 gün arayla aynı camide tekrar toplandık.. Ben bundan daha büyük bir acı hatırlamıyorum. Vefat etmeden önce birlikte oyunlar oynamıştık.. Tırnaklarını süslemiştim. Ne çok mutluydu.. Fotoğraflarını en son ben çekmiştim.. Bayramlık beyaz elbisesiyle.. O elbisesini tabutunun üstüne koyduk… Acaba büyüyebilseydi nasıl başarılı olurdu? Ne kadar güzel genç bir kız olacaktı kim bilir.. Seni çok özledim meleğim.. Esra ablan her çocuk gördüğünde seni hatırlıyor.. Her çocukları sevdiğinde gülümsemelerinde seni arıyor.. Senin
Duygu ve Düşünce
Cumhuriyet'in ilk yarısında kurumsal denetimler ve siyasi figürlerin çocuklarının piyasada aktif aktörler olmaması nedeniyle bu tür iddialar daha çok "yakın çevre" ve "meclis mebusları" üzerinden yürümüştür. Ancak dönüm noktalarından biri 1950'li yıllardır. Adnan Menderes Dönemi: Demokrat Parti (DP) iktidarı döneminde, Başbakan Adnan Menderes'in oğulları Yüksel ve Mutlu Menderes'in adları doğrudan büyük yolsuzluklara karışmasa da, ticaret odaları ve ithalat belgelerinde "başbakan oğlu" olmanın getirdiği bürokratik öncelikler muhalefet (CHP) tarafından sıkça eleştirilmiş, 1960 darbesi sonrası Yassıada yargılamalarında bu imtiyazlar dava konularından biri haline getirilmiştir. Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP) dönemi, Türkiye'nin liberal ekonomiye geçtiği ve "köşeyi dönme" kültürünün meşrulaştığı, lider çocuklarının ticari faaliyetlerinin ise ilk kez bu denli agresif şekilde kamunun önüne çıktığı dönemdir. Ahmet Özal (Turgut Özal'ın Oğlu): 1982 Anayasası'na göre Türkiye'de radyo ve televizyon yayıncılığı tamamen devlet (TRT) tekelindeydi ve özel televizyon açmak anayasal bir suçtu. Ahmet Özal, Cem Uzan ile ortaklık kurarak 1989'da Almanya üzerinden Türkiye'ye yayın yapan Star 1 (Magic Box) kanalını kurdu. Anayasanın açıkça delindiği bu ticari girişim, bizzat Cumhurbaşkanı Özal'ın "Anayasa bir kere delinmekle bir şey olmaz" savunmasıyla korunmuştur. Zeynep Özal ve Davulcu Asım: Özal’ın kızı Zeynep Özal’ın eşi (Asım Ekren) üzerinden kurduğu ticari ilişkiler, dönemin ünlü iş insanlarından aldığı lüks hediyeler (Jaguar marka otomobil gibi) ve bunların karşılığında bürokraside sağlanan kolaylıklar, dönemin en büyük "nüfuz ticareti" skandallarından biri olarak tarihe geçmiştir. 90'lı yılların istikrarsız koalisyon iklimi, siyasi ailelerin finans
Sosyoloji
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Seher yeli öneri postu
Herkese merhaba sevgili okurlar.Bugün sizlerle birlikte yeni bir kitap önerisi postu paylaşmaya geldim.Öncelikle daha önce okumadıysanız ve romantik kurgu okumayı seviyorsanız Seher yeli serisine kesinlikle bakmanızı öneriyorum.Vural ve Zeynep arasındaki o muhteşem çekim şu ana kadar okuduğum hiçbir kitapta bu kadar yoğun değil.İlişkileri ve diyalogları kesinlikle harika.Aynı zamanda benim en sevdiğim kitaptır :) Pukka yayınları kapak tasarımı konusunda da iyi iş çıkarmış bana göre.Romantik kurgu denilince akla gelmesi gereken bir seri.Aynı zamanda bazı kitaplarda çiftler arasında iletişim sorunu vardır.Mesela bir sorun olur ama asla birbirlerine söylemedikleri için sorun daha büyür.Burada öyle birşey yok.Buna bayıldım.Çiftler birbirleri ile konuşuyorlar ve aralarındaki problem neyse kötü veya iyi çözüyorlar.Daha önce böyle bir trope okumamıştım çok sevdim o yüzden.En sevdiğim kitap olarak her zaman kalbimde olacak birde çantamda :) İyi okumalar dilerim..
Zeynep Asya 4 yaşındadır ve şimdi anlatacaklarım, bugün yaşanmış olaylardır. Zeynep Asya, bir hocamın çocuğudur ve onu arada sırada görürdüm hocamın onu da okula falan getirdiği zamanlarda; birlikte hep çok eğlendik karşılaştığımız vakitler. Bugün karne gününde, annesi olan hocamın tayini çıktığı için Zeynep Asya farkında olmasa da onunla olan son günüm olacaktı. Büyük ihtimalle Zeynep ile yollarımız bir daha çok zor karşılaşacak karşılaşsa bile. O yüzden ondan bana anı bırakmasını, bir şeyler çizmesini istedim ve işte yaşananlar: 1. GÖRSEL -Zeynep Asya, bu çizdiğin ne? +Bisiklet. -Neden bunu çizdin bana? +Çünkü seni çok seviyorum. -Yaaaaa (Sembolizm akımını çok sevecek yavrum kesin büyüyünce😃.) 2. GÖRSEL İkimiz, kelebekler ve kalpler... Ressamımız gene Zeynep Hanım :DD 3. GÖRSEL Zeynep Asya ile ben.💓💓💓
"Layık" muhteşem bir kelime. Muhatabına, yerine, vurgusuna göre... Hem iltifat hem temenni hem yergi hem de beddua. Öyle işlevsel, münasip, adil, asil ve şık ki. Nelere, kimlere layıksan... Er ya da geç layığını bulursun / layığına kavuşursun. Allah herkese "layığını" versin♾️ Zeynep Merdan
Evet ufuğun hesabını çalmış bulunmaktayım Y. A. Ortağım da zeynep Artık hesap bizim gel yavrum çikolatalı süt içmeye gidelim yanına da sigara
1000Kitap