O her zaman, tüm kuralların istisnası ve uğruna dünyayı yıkmayı göze alacağım tek kişi olacaktı. Çünkü eğer mutlu olmazsa onun gülümsemesini çalan her neyse, ben de dâhil, yok ederdim.
Yüzü güneş gibi aydınlandı. O kadar parladı ki diğer her şey ona kıyasla soluk kaldı. Onun manyetik alanında çaresizce kapana kısılmış gibi hissettim. Güneşe o kadar yakındım ki alevler içinde kavrulabilirdim.