Zeynep

Dar Odada Ömürler
Aldığımız emrin tonunda sesleniriz bir altımızdakine: -Ümit Hanım, yaşama dosyasını getirin bana Sevgi sözcüğü çizili bir yazı olacaktı içinde hani Yeri yoktur diye memuriyetin dilinde Arşive kaldırılmıştı bir eylül gününde.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayatın güzelliklerini esirgediği Bir sokağın arka tarafıdır ömrüm Gücenik, kirli, karanlık... Yaşar bir ölü yalnızlığı kendince O duyarsız kalabalıklardan artık...
Sayfa 45·Kitabı okudu
Güven içinde olduğumu bilmem hiç Sevildiğimi, önem verildiğimi Benim başkalarını aradığım gibi Arandığımı bilmem.. Dünyanın bütün suçlarını işlemiş Bütün yanlışlarını ben yapmışım gibi Yaptığım her işten tedirgin oluyorum. İçimde sürekli bir horlanma korkusu Bir kekeme tutukluğu ürkek dilimde En iyi bildiğim konuda bile Çekine çekine konuşuyorum. Çekilip sonra kabuğuna küskünlüğün Kendime düşlerden sığınaklar kuruyorum Kırık dökük izleriyle hayatın. Usul sesli içe değen incecik Bir şarkı büyütüyorum, ömrüme benzeyen... Sabah kadar açık, akşam kadar acı Rengi dört mevsimin uyumsuz karışımı Acemi bir şarkı. Umuda ve gerçeğe böyle katlanıyorum.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Zamana Benzedik
Mutluluğun geniş kapılarında Hayatın sürgüleri var. (Daracık ömrümüzde geniş sıkıntılar) Usul gülüşlerimizde hüzün lekeleri Küçük ayrıntılara yöneldik nicedir. (İçedönük duygulu karamsar)
Sayfa 20·Kitabı okudu
Sıfır
Güne yeniliksiz başlıyoruz her sabah Aynı kör aynasında küflü alışkanlıkların Süslenip saklayarak sıkıntılarımızı -Kendimizden bile- Düşüyoruz ömrümüzün o ölü çizgisine. Duyarsız devinimsiz umutsuz Güne heyecansız başlıyoruz. Duymadan dinleyip anlamadan konuşuyoruz. Hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarında Öyle kolay anlaşıyoruz ki... Bir ayrılığı kalmadı düşüncelerimizin İncelik adına kimi, çoğu korkudan Ustaca düzenledik duygularımızı; Anılar acı vermiyor artık, bizi biz eden Değerler yıkıntısında onursuz oturuyoruz. Eskimiş eşyalarız yeri hiç değişmeyen Yalnızlığı çağrıştırıp yılgınlığı biçimleyen.
Sayfa 18·Kitabı okudu