"Çünkü yeryüzünde hiçbir şey kuytulardaki bir çocuğun fark edilmeyen sevgisiyle kıyaslanamaz."
"Eğer sen gelip beni ölüm döşeğinden kaldırıp almak isteseydin, her şeye rağmen kalkıp seninle gelecek gücü kendimde bulabilirdim."
"Beklenti, iç dünyamda bir felçe uğramış gibiydi."
"Beni tanımamıştın. Hayır beni tanımamıştın, o zaman beni tanımadın, asla, asla beni tanımadın. Sana o anın hayal kırıklığını nasıl anlatabilirim, bilmiyorum. Sevgilim çünkü o zaman böyle bir kaderi, senin tarafından tanınmamak gibi ömrüm boyunca mahkûm olacağım bir kaderin acısını ilk defa yaşıyordum ve şimdi o kaderle de ölüyorum..."
"Sana, beni hiç tanımamış olan sana..."
"Sana, beni asla tanımamış olan sana"...
Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır...
"Sadece bir defa seninle konuşmak zorundayım .Ondan sonra yine dilsiz olarak karanlığıma geri döneceğim,yanında hep dilsiz kaldığım gibi. Ama.sen ben yaşadığım sürece bu çığlığı duymayacaksın ancak öldüğüm takdirde bu benden kalan sana ulaşacak.Benden.yani seni herkesten çok sevmiş,ama senin tarafından hiç tanınmamış olandan hep seni beklemiş,ama senin tarafından hiç çağrılmamış olandan kalan bir miras."