Bindim bir uçağa,
Karıştım bulutlara,
Sordum o pamuklara:
Nasıl indirirsiniz yağmuru, muhtaç olan toprağa?
Cevap verdiler bana:
Biz ancak süslü bir perdeyiz.
Bizi su ile dolduran,
Muhtaçlara koşturan,
Rabbü’l- Âlemin’in hizmetçileriyiz.
Ey nefsim!
Sonbaharda yapraklarını döken ağaç misillü,
Kâinat ağacının yaprakları dökülüyor,
Her gün bir sevdiğin ölüyor,
İşte bu ölümdür ki gaflet denen uykunu bölüyor,
Yakında sana da vedâ görülüyor,
Hâl böyleyken tüm vaktini bu fâni dünyaya sarfetmek,
Kendini burada ebedî zannetmek,
Ne kadar da bâtıl, güneş gibi görülüyor.