Dücane ismini sıkça duyduğum bir düşünürdü. Yazardan okuduğum bu ilk kitapla tanışmam kitapçıda rafları gezerken görmemle ve arkasındaki yazıyı okumamla oldu. Yazı çok hoşuma gitti. Bir şeyi istemeyi bilme ile ilgili bir yazı. Üzerine düşündüğümde fakettim ki hep birşeyler istiyorum ama bu sadece arzudan ibaret. Farkettim ki bir şeyi gerçekten istemiyorm. En önemlisi istemenin ne olduğunu bilmiyorum!
Bütün hayatımı bir istekle dolduracak kadar büyük bir isteğe sahip olmadım hiç. İstediğim şeyden başka bir şey düşünmemek, rüyalarımda, gündelik hayatımda, sadece, sırf onu düşündüğüm bir istek..
Ondan kendimi alıkoyamadığım, aklımı kalbimi tamamen ona verdiğim.. kendimi ondan bir an olsun geri alamadığım, gece gündüz düşündüğüm, gündelik ihtiyaçları ihmal edecek kadar kendimi kaptırdığım yani şaşakaldığım hiç olmadı..
Düşündüğümde bunun ne kadar zor olduğunu hissediyorum.
Dücane'in de dediği gibi herkesin harcı değil bu.
Allah bizlere de bir şeyi gece gündüz düşünebilecek kadar istemeyi nasip etsin. (düşünmek+bilmek ;)