Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?
Bir gece yatıyordu, ben de yanındaydım. '' Babacığım, mezarımı toprakla örttükten sonra üzerine ekmek kabuğu ufala,'' dedi. ''Serçeler gelir; seslerini duyar, yalnız olmadığıma sevinirim.''
Aşk ancak ömrün kısa bir zamanını doyuracak; bu kısalık fark edilecek, eskiden olduğu gibi ''ölüm ötesinde sonsuz sevgiye'' bel bağlamadan, olanca güçle sevmek bilinecek... vesaire, vesaire, buna benzer şeyler.
Ya ben? Ben, hem acı çekiyor, hem yaşamıyorum. Denklemin bilinmeyeni benim. Her şeyin başını sonunu kaybedip sonuçta adını bile yitiren bir hayaletim...