Hiç hiçbir kederleri, ayrılıkları, hiçbir şeyleri yoktu; fakat işte bu kadar içten, bu kadar tutkun bir hayata alıştığı için en ufak şeyler ona bir tehdit gibi geliyordu.
Kitabı okuma grubu ile okumasam büyük ihtimalle okumadan kapatacaktım. Edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman ve psikolojik tahlillerde kesinlikle çok başarılı ama ben sadeleştirilmiş Türkçe ile okumadığım için bazı paragraflarla sadece bakıştım... Adına dair içinde çok bir şey bulamadım açıkçası. Eylül ile ilgili tasvirler de çok tekrarlanmıştı. Konunun işlenişi güzeldi ama bazı yerlerde Süreyya'nın kafasına balık fırlatmak istedim. Bu kadar tekrar etmese çok daha sürüklerdi bence. Kitap buram buram Servetifünun kokuyor eğer akımın özelliklerini bilip seviyorsanız daha anlamlı olacaktır.
Hayatı idrak etmeye çabalayan özgür ve derin düşünce, saçma dünyevi kaygıları tamamıyla hor görme; işte bu iki şey, insanın daha yükseğini göremeyeceği iki lütuftur.