Başlangıçta sevme eğilimi büyük ölçüde sağlığa, kuvvete ve güzelliğe, dolayısıyla da
gençliğe bakarak kendine yön çizer. Çünkü
irade en başta insan cinsinin türsellik ka-
rakterini bütün bireyselliklerinin temeli ola-
rak göstermeyi ister.
Sevenler gerçek bir birleşme ve kaynaşma yo-
luyla bundan böyle sadece bu tek varlık ola-
rak yaşamayı sürdürmek için tek bir varlık
olmanın özlemini duyarlar ve bu özlem, so-
nunda, içinde her ikisinin de kalıtımsal özel-
liklerinin kaynaştığı ve birleştiği o tek varlık-
ta yaşama devam etmeleriyle gerçekleşir. Bu-
nun tersine, bir erkek ile bir kız arasındaki
karşılıklı, kararlı ve değişmez inatçı isteksiz-
lik, antipati, nefret ve soğukluk; bunların bir-
likte meydana getirebilecekleri şeyin, arızalı,
fizyolojik yapısı kötü organize olmuş, kendi
içinde uyumsuz, mutsuz bir varlıktan öte bir
şey olamayacağının göstergesidir.
Derler ya, insan asla doymak bilmez diye, yüzünü verseniz ille de astarını ister diye. Bu sözler insanı kınama amacıyla söylenir, oysa insan soyunun en büyük yeteneklerinden biri, onu elindekiyle yetinen hayvanlardan üstün kılan bir yetenektir bu.
Ve insanların yüreklerinde yer tutup tekrarlanagelen öyküler gibi bunda da yalnızca iyi ve kötü, siyah ve beyaz, uğurlu ve uğursuz vardır, hiçbir şeyin ortası yoktur.