Bazen içinde o güzel kadınların dolaştığı keyifli bir öykü yazayım, bazen de ağlatayım herkesi, öyle bir şey yazayım ki herkes bunu ben de yaşamıştım deyip üzülsün diyorum. O insanlar gibi kimse beni anlamıyor demek istemiyorum. En anlaşılmaz insanın bile en derin düşüncelerinde anlaşılmak gibi bir ümidi olduğunu biliyorum.
Tozları temizleyip rastgele sayfalardan kelimeler okudu. Sözcükler okudu olacaktı. Uzatmayalım Çağdaş, yoksa sadece Türkçe sözcüklerle konuşma iddiasına gireriz. Bak kelime demedin bu defa, işi öğreniyorsun. Benissimo, brutto, amico. Tümce de kur. Kurarsam sondaki harfler değişir. Neden? Anlatamam şimdi uykum var. Buona notte.
Baş intihar mühendisi olarak görev yaptığım Yaratıcı İntiharlar Departmanında sekreter olarak çalışan Burcu Hanım’la olan konuşmalarımız günaydınlardan öteye geçmiyor, bana bir yabancıymışım, otobüste gördüğü önemsiz yüzlerden biriymişim gibi davranıyordu.