Zeynep Sığıcık

Zeynep Sığıcık
@zeynepcekitap
Sokak, acze düşenler, elden düşenler, birbirlerine düşenlerle dolu.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Olur.” “Sence…” “Hayır.” “Peki…” “Sanmam.” “O halde…” “Umarım.” “Sonuç olarak…” “Sanırım bir şeyler yapmak zorundayız.”
Meğerse misafirler benim korkularım, çatal hayata bakış açım, zeytinse gerçekleşmeyen isteklerimmiş. Misafirin çocuğu da yalnızca misafirin çocuğuymuş. Peki ya Burcu? Reçetem kadınları anlamaya çalışmaktan vazgeçmekmiş. Hastaymışım ben, Burcu sendromu varmış bende.
Tam bir güzeli öpecekken dişleri döküldü, tanrım ne oluyor diyemeden edebiyat hocası Güvenç Bey, “T’yi büyük yaz.” diyerek ensesine vurdu. Sanki üç gözü vardı da herkesi göründüğünden farklı, olmak istediği, olduğu ve olacağı halleriyle görüyordu. Ayın kaçıydı? “On sekiz.” diye bağırdı evlenmek isteyen komşu kızı. Uyanmış mıydı? Belki uyanmamışımdır diye patronu Gizem Hanım’ı öptü. “Ne oluyor Alper Bey?” Bey demeseydi aşık olacaktı, demek rüya değildi. Aklında yine eskilerden bir pişmanlık sahnesi: İlk aşkını öpeceği sırada süt dişlerinden biri ağzından fırlayıp kızın suratına yapışmıştı. “Misafir gelecek birazdan.” diye bağırdı anne, kalkıp yüzünü yıkadı. Çapak ve kirpiklerinin içinde akan hayallerini görür gibi olup annesinin lavaboya çamaşır suyu döktüğünü fark etti. Bugün düşler şahsi, gerçekler onur kırıcıydı.