Orhan Pamuk.. Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Nobel Ödülü alan edebiyatçımız (Kar kitabı ).Kırmızı saçlı Kadın romanında da bizi kendine hayran bırakmayı başarıyor , şimdi daha önce Orhan Pamuk okumayanlar neyden bahsettiğimi anlayamayabilirler o yüzden gel gelelim Orhan Pamuk un kalemine , yazış biçimi eğer daha önce kitabını okumadıysanız size biraz sıkıcı gelebilir . Kırmızı Saçlı Kadın kitabını yarıda bırakmak isteyebilirsiniz ama kesinlikle sonuna kadar sabredin ,sabrettiğinize değeceğine eminim . Eserin de adında olduğu gibi romanda gerçekten Kırmızı saçlı bir kadın var , saçları gibi baş karakterimiz olan Cem 'in hayatında da derin izler bırakıyor. Kırmızı Saçlı Kadın hakkında
Özdemir Asaf 'ın şu dizeleri geliyor insanın aklına :
Damarını kessen öz güven akar bazı kadınlardan.
Yürüyüp geçerken yanınızdan bakmanızın sebebi güzelliği değil, rüzgârıdır.
Bir an denizden eser, bir an karadan.
Ruhunun istediğine bağlı.
Konuşurken elini, kolunu ve mimiklerini kullanır.
İzlemek dinlemekten daha keyiflidir.
Şiir gibi konuşup samimiyetleri ile sarhoş ederler
Ve bu kadınlar hayatınızdan öylece geçip giderler.
EVEEET Kırmızı Saçlı Kadın ile alakalı bu kadar gizem ve merak uyandırdıysam romanın diğer kısımlarından bahsetmek istiyorum . Roman bir kuyu ustasının yanında çalışan Cem ile başlıyor ( fazla spoi vermek istemiyorum ) romanın sonlarına doğru bizi Batı’nın ve Doğu’nun iki temel efsanesi Sophokles’in Kral Oidipus’u (babayı öldürmek) ile Firdevsî’nin Rüstem ve Sührab'ıyla (oğulu öldürmek) efsanesi karşılıyor . Şimdi ee Kırmızı Saçlı Kadın diyorduk ,roman falan efsane nerden çıktı diyebilirsiniz ama bu efsane kitabın içine o o kadar güzel yedirilmiş ki , tutarsızlık bulamıyorsunuz .Kitabın sonu da bir o kadar çarpıcı bitiyor tabi. Herkese okumasInı