"Hakkında tutanak tutmam gerekiyor, Chinaski. Idare sana hesap soracaktır." Gidip yerime oturdum. On bir yıl! On bir yıl önce işe başladığımdan bir metelik fazla yoktu cebimde. Geceler çok uzun olmasına rağmen yıllar uçup gitmişti. Gece vardiyası çalışmaktı insanı yıpratan belki ya da aynı şeyi tekrar tekrar yapmak. Ama Taş'la çalışırken başıma ne işler açacağını kestiremiyordum hiç olmazsa. Burada sürpriz diye bir şey yoktu. Kafadan katledilmiş on bir yıl. Yıllar geçtikçe işin adamları yiyip bitirişine tanık olmuştum. Eriyorlardı sanki. Dorsey Postane-si'nden Jimmy Potts vardı mesela. İşe ilk başladığında beyaz tişörtlü, atletik yapılı bir adamdı Jimmy. Şimdi o gençten eser kalmamıştı. Taburesini yere mümkün olduğunca yakın ayarlar, tabureden devrilmemek için ayaklarını tabureye dolardı. Saçını kestiremeyecek kadar yorgundu, üç yıldan beridir aynı pantolonu giyiyordu. Haftada iki kez gömlek değiştiriyor, yavaş adımlarla yürüyordu. Katletmişlerdi onu. Elli beş yaşındaydı. Yedi yılı daha vardı emekliliğe. "Çıkaramayacağım," dedi bana. Ya eriyorlar, ya da şişmanlayıp genişliyorlardı; özellikle kıç ve bel bölgesinde. Tabure, aynı hareketler, aynı konuşmalar; buydu nedenleri. Ve ben de aralarındaydım; başım dönüyor, kollarım, boynum, göğsüm, her yerim ağrıyordu. İşe gidebilecek gücü bulabilmek için bütün gün uyuyordum. İşe başladığımda 82 kiloydum. Şimdi 102 kilo çekiyordum. Hareket ettirdiğin tek uzuv sağ kolundu.