Zeynep İlhan

Zeynep İlhan
@zeynepp88
Ahlak,bireyin içindeki sürü içgüdüsüdür. Nietzsche
Savaş sağıcılara ya da solculara karşı da olsa, benim için savaştır yine de, Amerikan aydınları için Sağ'a karşı verilen savaş "doğru" savaştır; Sol'a karşı verilen savaş "yanlış" savaştır. Bu fazlasıyla kolaycı, Önemli olan kanmamaktır. Bir dava uğruna insan hayatlarını feda edeceksen, gerisini getir. Yeni bir anayasa yap, ya da eskisinin işlemesini sağla. "Öldük. Yapmak istediğimiz bu," de. Bir savaşta düşman bertaraf edildiği anda bir denge boşluğu oluşur ve yeni bir düşman biçimlenmeye başlar. Sol'u yok etmişsen Sol olmaya başlarsın; Sağ'ı yok edersen Sağ olmaya başlarsın. Bataklık gibidir ve pek çok büyük adam bu denge değişiminin tuzağına düşmüştür.
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Öğretmem; öğrenirim. Savaş yanlısı olmanın moda olduğu yıllarda savaş karşıtıydım ben. II. Dünya Savaşı'na katılmamış olsaydık da tarihin akışı yine bugünkü gibi olurdu diye düşünüyorum. Bu müthiş bir açıklama ve tabii ki, tartışılabilir. Savaşa hâlâ karşıyım.

Zeynep İlhan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2025 5. kitabı
Küçük İskender
7.9/10 · 295 okunma
ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin; ondan ölümümü diledin. mayıstı. seni o yüzden bağışladım! ben en çok mayısta su içerim derinim balık kaynar derinim kanımı kaynar ben en çok mayısta öne eğerim başımı içimden felçli bir göçebe gökyüzüne bakar. avuçlarımda yaralı kelebek taşımayı mayısta öğrenmiştim; ve teraslarda bach dinlemek en çok mayısa yakışırdı ve kim bilir mayıs artık en çok senin tanrılarına yakışır tiril tiril bembeyaz bir giysiyle rüzgarda ayakların çıplak öyle başın öne eğik yıllarca o boş terasta durmak kartpostallardan tanıdığın bir şehri düşünmek gibi bir yaraya kabuk olmayı kabullenmek gibi eksik, yarım, farkına varmaktan kaçınılan tam tam yaza girecekken yazın omzuna yüzünü dayayacakken çekip giden ayaklarının altından o son sığınak terası da acılarının veliahtı bach'ı da çekip gitmiştir işte, yalnızca gitmiştir yani ... anlıyor musun ... mayıstı ... seni o yüzden bağışladım! bir sesim vardı gölgenden ikmale kalan biliyorum, büyük çocukluktu birbirimizi sevmemiz cesaret işiydi, delikanlıcaydı, bu korkunç sevgide yanlışlarımızı yeniden keşfedişimiz el deymemiş yalnızlıklara kalkışmamız yalnızlıklarımızı değiş tokuş etmemiz bu evcilik oyununda bile duldum hatırla sana dizlerimi sana tabi bileklerimi ve topuklarımı sundum; çevirdikçe bedenini ruhunun radyo dalgalarında cazdı, blues'du, klasik kemandı, klasik aşktı boktu püsurdu hatırla, senin gözlerin çokulusluydu senin gözlerin ham kadınsızdı çamurdandı ağzımda getirdiğim karsuyunu kalbine kaçırdım! ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin yatağa döküldü yatağıma döküldün yatağına döküldüm ve ben bu sonsuz savruluşta o gece bütün eski sevgililerimden ince ince söküldüm! senin oldum! ihanetinle pislenen küçük dolaşımımdaki kanla karalar çekerek ölümsüz kirpikdiplerine senin senin mahşer atlısı
1000Kitap
Bazı duygular ehliyetsizdir. Bazı durumlar ruhsatsızdır. Bazı yaradılışlar kimliksizdir. Bazı intiharlar işgal edilmiştir. Bazı fotoğraflar hep tek kişilik­ tir. Bazı bedenlerde ten velinimettir. Bazı doğumgünleri kötü geçer. Bazı aşklar bitmesi için yaşanır. Bazı aşıklar sadakati hiç tatmamışlardır.Bazı Ro­ meo'lar, Romeo'ları severler.Yine bazı Romeo'lar Romeo'lannı terkederek Juliet'lerine giderler.
1000Kitap