Zeynep İlhan

Zeynep İlhan
@zeynepp88
Ahlak,bireyin içindeki sürü içgüdüsüdür. Nietzsche
İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hic olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
SİGARA İÇİLMEZ. Sürünüyordum. Hava desteğinden yoksunduk, tanklarımız yoktu, hiçbir şeyimiz yoktu. Uyduruk manevralar yapan hötöröflerdik, yemeksiz, kadınsız ve nedensiz manevralar yapıyorduk. Ayağa kalkıp bir ağacın yanına gittim, tüfeğimi yere koyup ağaca yaslandım ve bekledim. Herkes kaybolmuştu ve önemi yoktu.
1000Kitap
Sudan çıkışlarını izledim, parıldayarak, tenleri pürüzsüz ve genç, yenilmemiş. Beni arzulamalarını arzuladım. Asla acıyarak değil ama. Yine de pürüzsüz ciltlerine ve beyinlerine rağmen eksik bir yanları vardı çünkü henüz sınanmamışlardı. Yaşamlarında nihayet felaketle karşılaştıklarında çok geç olacak veya çok sert gelecekti. Ben hazırdım. Belki.
1000Kitap
Kızların kalkıp Jim'in peşinden suya girdiklerini gördüm. Beyinsiz insanlar gibi kıkırdayarak, çığlıklar atarak... Ne? Hayır, güzeldiler. Yetişkinler gibi değildiler. Gülebiliyorlardı. Gülünecek şeyler vardı. Şefkat göstermekten korkmuyorlardı. Yaşamın, yaşamdaki şeylerin bir anlamı yoktu, D. H. Lawrence biliyordu bunu. Sevgi gerekiyordu, ama insanların kullandıkları ve kullanıldıkları türden bir sevgi değil. D. H. biliyordu bunu. Dostu Huxley entelektüel gevezenin biriydi.Ama ne harikulade bir gevezeydi. Sürekli kazıyıp duran beyni ile G. B. Shaw'dan çok daha iyiydi. Shaw'un işlenmiş mizahı bir işe dönüşüyordu sonunda, ona yük oluyor, gerçekten bir şeyler hissetmesini engelliyordu. Parlak dili bir süre sonra sıkıyor, beyni ve duyguları kazıyordu. Hepsini okumakla iyi etmiştim yine de. Sonuçta bir işe yaramasa da düşünce ve kelimelerin büyülü olabileceklerini fark ediyordun.
1000Kitap
Başkaları ile rahat ilişki kurmak asla mümkün olmayacaktı benim için. Rahip olurdum belki. Tanrı'ya inanıyormuş gibi görünüp aralarına sızacaktım. Kimse canımı sıkamayacaktı. Hücrelerden birine inip aylarca meditasyon yapar, kimsenin yüzünü görmek zorunda kalmazdım, şarap yollamaları yeterliydi. Tek sorun o siyah cübbelerin saf yünden yapılmış olmalarıydı. Askeri Eğitim üniformalarından da berbattılar. Onları giyemezdim. Rahiplikten vazgeçip başka bir şey düşünmeliydim.
1000Kitap