Dişlerimle, şafağı sökmek isterken karanlığın göğsünden;
Gün ağarıyordu saçlarıma,
Tel tel,
Raylarımdan çıkıyordum,
Vagonlarım kopuyordu bir biri ardına,
Savruluyordum...
Karlar düşüyor.
Alnıma ve yanaklarıma
Üst dudağıma , burnuma.
Kar taneleri soğuk değil.
Kuş tüyüne benzeyen,
İnce bir fırçanın ağırlığı kadarlar sadece.
Derim dondu mu acaba ?
Yüzüm ölmüş bir insanın yüzü gibi karla mı kaplı?