“Sadizmin kurucusu olan büyük Fransız felsefecisi olan Marquis de Sade, “işlenilen tek bir cinayet vicdanımızı sızlatabilir ama cinayetler artmaya başlayınca; onlarca, yüzlerce kez tekrarlanınca vicdan susar”diyor. Bu yüzden savaşlar ölümü sıradanlaştırır…
Ey sırlarımın ortağı olacak yabancı: Soylu musun, dindar mısın, iyi yürekli misin; yoksa zalim misin, akıllı mısın; yoksa işe yaramaz bir aptal mısın bilmiyorum. Umarım yüreğin sevgi ve cesaret doludur.Umarım okuduklarını anlayacak, anlayacaklarından ders çıkaracak kadar akıllısındır.
Peki tanrıların ne çıkarı vardı insanların bu kadar acı çekmesinden,
ölmesinden,sakatlanmasından,evinden,yurdundan olmasından? Kulları ölürse onlara kim görkemli tapınaklar yapacak, kim değerli hediyeler sunacak,kim tören düzenleyecek,kim yakaracak,kim dua edecekti? Yoksa bu vahşetin nedeni tanrılar değil de insanlar mıydı? Öldürme, ele geçirme, yok etme buyruğunu tanrıların temsilcisi krallar vermişti ama katliamı yapanlar, el ayak kesenler, göz çıkaranlar, ev yakanlar halktı, kölelerdi.Güçlü bir öldürme güdüsü, yıkma dürtüsü,yok etme duygusu olmasa bu vahşeti gerçekleştiremezlerdi.Yoksa kralıyla,soylusuyla,halkıyla,kölesiyle vahşet biz insanların içinde miydi?