"Kalplerimiz ayrılmadı ki konuşup anlaşalım" diye cevap verir umuduyla, “Kalplerimiz ayrıldığından beri” diye yaza yaza, sonunda öyle olduğuna inandırmıştım kendimi.
Sayfa 187 - Yapı Kredi Yayınları, 29. Baskı·Kitabı okudu
Hayatımızın değişik dönemleri bu şekilde birbirinin üstüne biner. Bir gün geldiğinde gözümüzde hiçbir önem taşımayacak olan, ama bugün sevdiğimiz şey uğruna, yarın seveceğimiz, ama bugün bizim için önemi olmayan bir şeyi görmeyi reddeder, burun kıvırırız; belki onu daha önce görmeye razı olsaydık, daha önce sevecek, böylece bugünkü ızdıraplarımıza son verecektik; ancak onların da yerini başka ızdıraplar alacaktı.
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki, bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir.
Mantıklı olduğunu iddia eden bir varlık eğer kararlarını, doğruluğu kesin olan bilgilerine dayanarak değil de diğer insanların görüşleri doğrultusunda veriyorsa bu hiçbir işe yaramaz.