-“Oğlum yukardaki yanıltıyor bizi, aslında Yağmur değil, yıldız yağıyor üstümüze.”
-“O zaman kapatalım şemsiyeyi, nasılsa Islanmayız artık.”
-“Olmaz öyle şey! Bir tarafımıza batar bu kör olası yıldızlar!”
Yan masalardan bozuk bir kahkaha duyulmuş, bir çift kanlı göz ötekiyle karşılaşmış, ortalık yerde kötü bir şiirin ezgisi yırtılmış, iki yanlış anlama olmuş, anlamı dışında tüketilmiş güzel bir sözcük ölü doğmuş, mesela kader, mesela keder…
Herkesin kendi ölümünü ölmesi, ağır başlıca kabullenilen bir tesellidir. Ne de olsa ölüm, ilhamını yalnızca yaşantıdan alır. Kimyasında, dirimden esinlenerek kotarılmış ağrılar, kopmalar, kanamalar vardır. Ya da başka birinin parmağı, başka birinin tesiri…