Merhaba, naçizane birkaç cümle ile kitabın derinliklerine girmeden düşüncelerimi aktarmak istedim.
Bu kitap, içerisinde iki hikaye barındıran ve yazarın anlatım şekli itibariyle daha önce okuduklarımdan farklı bir kitaptı. Okumaya başladığım ilk sayfalarda hangi hikayeyi okuyorum, diğer hikayede nerede kaldım, bu hikayeler nasıl birleşecek dedim. Fakat hikayeleri okumaya, karakterleri tanımaya başlayınca adeta düğümler çözüldü.
Her iki hikayede de almak gereken ince ayrıntılar, karakterlerden öğrenmek gereken önemli mesajlar vardı. Benim bu iki farklı hikayeden etkilendiğim ve alıntı yaptığım kısımlar ise şunlar oldu:
“Aslında hepimiz dağılıp gideceğiz, sen de, ben de, hepimiz. Hiçbirimiz kendimize ait yerlerde gezinmiyoruz.
Birbirimize nasıl bakacağımızı bilmediğimiz için. Hiçbirimiz basit, yalınkat görmüyoruz kendimizi de başkalarını da. Kendimizde ve onlarda olmayan nitelikleri yakıştırarak bakıyoruz. Sonra bir gün gerçekle karşılaşınca düş kırıklığı..bundan dağılıyoruz.”
“Kardeşlerim içinizdeki İslamı gösterin. Çünkü İslam, sizin üzerinizde görünmek ister. İman gizlidir, İslam açık. İman kalptedir, İslam zahirde. İslam şeriatsa, şeriat sizin amellerinizde görünmek ister.”
Son olarak, eğer bu kitabı okumayı düşünen arkadaşlar fikrimi soracak olurlarsa hiç tereddüt etmeden bir şans vermeleri gerektiği kanaatindeyim.
Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar efendim, hoşçakalın...