Yaşlılık, hayatın gerçeklerini en yüksek bakış açısından düşünmek olarak tanımlanabilir. Yaşlılığın keyifleri, gençliğin keyiflerinden daha yücedir. Zihniniz manevi ve zihinsel sporlarla meşguldür. Doğa bedeninizi yavaşlatır, böylece ilahi şeyler üzerinde yoğunlaşma fırsatınız olur.
Kendiniz dışında kayda değer bir şeyle ilgilenmenin sayısız yolu vardır. Coşkulu bir şekilde yeni yaratıcı fikirlerle ilgilenin, kendinizi manevi anlamda geliştirin ve öğrenmeye ve gelişmeye devam edin. Bu şekilde ruhunuz genç kalır, çünkü yeni gerçekliklere karşı açlık ve susuzluk hissedersiniz ve bedeniniz her zaman düşündüklerinizi yansıtır.
Diyetler, multivitaminler ve her türlü destek bu insanların genç kalmasını sağlayamaz. Düşünce süreçlerine göre yaşlanacaklarını ya da genç kalacaklarını anlamaları gerek. Bilinçaltınız düşüncelerinizle şartlanır. Düşünceleriniz her zaman güzel, asil ve iyi olan şeylerden yanaysa, ruhunuz kronolojik yaşınıza rağmen genç kalır.
Hayat ruhsaldır ve sonsuzdur. Hiçbir zaman yaşlanmamız da gerekmez çünkü hayat yaşlanmaz. Hayat kendisini yeniler, sonsuzdur, yok edilemez ve herkesin gerçekliğidir.