Ertesi gün olduğunda mehter takımı eşliğinde bundan böyle Eğri Fatihi olarak anılacak olan Sultan III. Mehmed Han, atının üzerinde olduğu halde, sağında ve solunda komutanları, hocaları ve fetih elde etmiş ordusu ile Eğri kalesine muzaffer bir komutan edasıyla giriyordu. Eğri'nin yüksek surlarında Osmanlı sancağı dalgalanmaya başlamıştı. Yaralı gaziler, kılıç tutmaktan elleri nasırlaşmış alperenler, yüzleri simsiyah olmuş lağımcılar, komutanlar; geri hizmet birliğindeki aşçılar, seyisler, sakalar gururla bazen gözleri yaşararak; kana, ise, tere bulanmış elleriyle gözyaşlarını silerek, uğruna her şeylerini feda edecekleri bayraklarının gururlu dalgalanışını
seyre daldılar.