Akılsızca yol alan bir gemi dünyanın en büyük hazinelerine sahip olsa da, batmaktan kurtulamaz. Akıl iyiliğin bekçisidir. Sadece kötülerin aklını kullandığı bir dünyada kötülüğün kazanması kaçınılmaz olacaktır.
Edebiyatın en ünlü dâhisi sayılan Shakespeare; insanı insana insanla anlatmayı başarabilen, hayatı bir oyun sahnesi gibi gördüğünü sözleriyle, piyesleriyle ortaya koyan ve dahî oyunlarında insanın bilinçaltı karanlıklarını Freud'dan çok önce keşfettiği düşünülen, karakterleri psikanaliz açısından en çok incelenen yazarlar arasındadır.
Aslında hissedilen pek çok duygunun gelip geçici olduğu bir evrende, hiçbir acı yeterince kalıcı değildir. İnsanlar değişirken duyguları da değişir. Hepimiz yaşadığımız dünyayı duyularımızla algılayıp, algıladıklarımıza duygularımızla tepkiler veriyorsak, yaşadığımız dünyada tam bir gerçeklikten söz edebilir miyiz?