kitabı elime alıp okuduğum süre boyunca her zerremde hissettim, bir eylül ayı gibiydi, soğuk rüzgarlar esti hava karamsardı, sakuralar bir ahenkle uçuşuyordu. tatamili odanın ortasında oturdum ve onları izledim sanki. Naoji'yi hissettim, nedenlerini, savaşlarını ve çabalarını anlamlandırabildim, yabancı olduğum hisler değildi. Ama ablasının aşkını anlamlandıramadım daha önce hiç aşık olmadım ki zaten. Yazar kendini serpmişti satırlara, ölmeden bir yıl önce yazmış bu kitabı.