Aramızda, neredeyse ölmeyi dilediğimiz o rüyasız gecelerin ya da dehşet ve biçimsiz mutluluklarla dolu gecelerin ardından daha güneş doğmadan uyanmamış olanımız yoktur herhalde.
Başkaları hakkında bu kadar iyi şeyler düşünmeyi tercih etmemizin sebebi kendimizden korkmamızdır. İyimserliğin kaynağı düpedüz korkudur. İşimize yarayacak erdemleri komşumuzda görüyoruz diye kendimizi yüce gönüllü zannederiz.
İnsan iyi biten hikayeleri, hiç bitmesin diye her seferinde yeni yeni ayrıntılar ekleyerek küçücük anları bile süsleyip püsleyip anlatırken, sonu kötü olanları, kelimeler ateş olup boğazını, dilini, dudağını yakarmışçasına hızla bitirmek istiyor.