Osmanlı Devleti'nde dışa bağımlılığı gösteren kurumlar Cumhuriyetin ilk yıllarında da varlıklarını devam ettirmişlerdir. Bunlardan en önemlisi, Osmanlı Bankasıdır, sonra Duyun-ı Umumiye İdaresi, reji idaresi, yabancı bankalar ve Anadolu Demiryolu Şirketi gelmektedir. Bütün bu müesse
Türkiye Cumhuriyeti Duyun-ı Umumiye İdaresinin çalışmalarına 1939 yılında son vermiş, Osmanlı borçlarının son taksitini ise, ilk borçlanmanın yüzüncü yılında, 1954'te tamamlamıştır.
Uzun süren savaşlar, Avrupa'nın iktisadi ve sanayi gelişimi, üretim imkânlarını geliştirememesi Osmanlı Devleti'ni dış borç almaya yöneltmiş ve ilk defa Kırım Harbi'nde Avrupalı sermayedarlardan faizle borç almıştır. Bu ilk borçtan yaklaşık 25 yıl sonra büyük bir iktisadi krize giren devlet bu borçlarını ödemeyeceğini ilan ederek Avrupa karşısında büyük bir güven bunalımına girmiş ve rüsumr-ı sitte denilen iktisadi yönden kendisine en çok kazanç sağlayan altı başlıktaki vergilerin toplanması işini on yıllığına Osmanlı Bankasına ve Galata Bankerlerine vermiştir.
Bunlardan ilki ve belki de en önemlisi, 19 Mayıs gününün, Atatürk'ün Samsuna çıkıp Milli Mücadeleyi buradan başlatmasının onuruna, bugünün unutulmaması için Samsun halkı tarafından “Gazi Günü” olarak 1926 yılından itibaren mahalli bir gün olarak kutlanmış olmasıdır. Samsunlular her yıl belirli bir program çerçevesinde bu günü kutlamış ve uzun yıllar bu günün resmi bir bayram olarak kabul edilmesi için çalışmışlardır.