"Hayatta hissettiklerimizi düşünceler biçiminde hissetmediğimiz için hislerin edebi yani zihinsel çevirisi bu hisleri anlatır, açıklar, çözümler ama müzik gibi yeniden oluşturmaz. Oysa müzikte sesler sanki benliğimizin yönelişlerine aynen yansıtır, duyuların o içsel uç noktasını yeniden üretir, bu nokta arasına yaşadığımız özel bir sarhoşluğun kaynağıdır ve 'ne güzel bir hava, ne güzel bir güneş' dediğimizde aynı güneş ve havadan bambaşka titreşimler alan yanımızdaki kişiye bu sarhoşluğu katiyen aktarmış olmayız."
"Bana karşı tavrı ise aşağılayıcı ve kurnazdı. Aynı kız değildi. Çünkü deniz rüzgarı artık giysilerini şişirmiyordu. Çünkü hepsinden önemlisi ben onun kanatlarını koparmıştım, artık bir 'night' değildi. Başımdan atmak isteyeceğim bunaltıcı bir köleydi."
"Kumsaldaki kız kaçak, temkinli ve sinsiydi. Varlığını ustalıkla gizlediği, acı çektirdikleri için onu sevdiren o kadar çok randevu ile birleşip yoğunlaşırdı ki başkalarına karşı takındığı soğuk tavrın, verdiği sıradan cevapların ardında bir önceki günün, ertesi günün randevuları sezilirdi."