Sardis, İsa’dan önceki yıllardan itibaren önemli bir tekstil üretim ve ihracat merkezi idi. Palto ve halı üretimiyle tanınmıştı. İhracat ve ithalat yaptığı için Ege limanları ile sıkı bir ilişkisi vardı. İhraç ürünleri, Kral yolu üzerinden Ephesos’a ve oradan da limana ulaştırılıyordu. Ya da, Gordion’a ve Ankara’ya, buradan da Kapadokya üzerinden Kilycia Kapıları’na, Fırat’a ve Dicle’ye geliyor; Assyria üzerinden Susa’ya gönderiliyordu. Yol boyunca inşa edilen konaklama yerleri ve posta istasyonları, ticaret kervanlarının yolculuğunu kolaylaştırıyordu. Antik Dönem’de yoğun kullanımı olan bu yol, Roma Dönemi’nde genişletildi. Eni 18 metreye ulaştı. Sütunlu bir Roma caddesine dönüştü. Bizans Dönemi’nde yol kenarlarına dükkanlar ilave edildi. Sardis’in stratejik coğrafi konumu, aynı zamanda onu önemli bir askerî ve idarî merkez haline getirdi. Bu yüzden her daim Batı Anadolu’nun göz bebeği oldu.
Bölge halkından bazıları korkudan, bazıları örgüt içinde çocukları olduğundan, bazıları da örgüte sempatiyle baktıklarından, PKK bazı insanlar tarafından desteklenmiştir. Onlara yiyecek, içecek ve giyecek verilmiş, tehlikeli durumlarda onlara en gizli yerlerini açarak saklamaya ve korumaya çalışmışlardır. Ancak, teröristlerin pek çok yerde halkın davranışını kötüye kullanmaları, kaldıkları evlerde fazla kalarak, ailelerin sınırlı olan yiyeceklerini çabuk yiyip bitirmeleri, para vermemeleri, bu ailelerin ve çocuklarının aç kalmalarıdır. Ayrıca kaldıkları evlerde genç kadın ve kızların ırzına geçmeleri nedeniyle halk bu iyi davranışlarını sürdürmedi, zamanla iyi gözle bakmamaya başladı.