Bu işin politik yönü, bir de askeri yönü var. Geçmişte yaşadığımız olaylar bize şunu öğretti; emniyet unsuru sabittir ve üs bölgesini korumak amacıyla çıkarılır. Ama biz gayri nizami harp taktikleri uyguluyoruz. Dolayısıyla emniyet unsurunun etrafına yeri belli olmayan, hareketli ikinci bir unsur çıkartmak şarttır; buna emniyetin de emniyeti diyebilirsiniz.
(Erdal Sarızeybek İran Karakol Komutanı Muhammet’e )
Allah’ın ismi andolsun ki, bize ateş açılacak olursa, seni bir kenara ayırırız ve bu karakolu yakarız. Kimse sağ çıkamaz buradan. Bizim senden bir isteğimiz yok, yeter ki sesini çıkarma ve bu işe karışma.
Anlattığım yıllar 92. Tugay Komutanı Utku Paşa. Allah’ı var iyi insandı, etliye sütlüye karışmazdı. Çokta yufka yüreği vardı. Ne olursa olsun, ama şehit olsun istemezdi. Biz de O’nu sever, askerlerimiz şehit olmasın diye elimizden geleni yapardık komandoyla beraber. Sonra Osman Pamukoğlu paşa atandı Hakkari tugaya, 93’te. Devran değişti. Savunmadaki komandolar şahlandı, taarruza geçti ve ortalık karıştı. Öyle bir mücadele başladı ki, teröristler bile şaştı kaldı bu işe.