Akıcılık yönünden hiçbir sorunu yoktu ama yazım dili biraz hafif kaçıyordu. İçeriğinde büyü, aşk, savaş vb gibi kitabın ana çerçevesine ufak ufak değinilmiş, detaya inilmemişti. Serinin tüm kitaplarını okudum ve giriş kitabında bu durum böyle olsa bile ilerleyen kitaplarda her şey yavaş yavaş açılıyor ve detaya iniliyor. İlk kitabın bu kadar kapalı olması dolayısıyla devam kitaplarını okumayacaksanız biraz sabretmenizi söylemeliyim. Vhalla ilk kitapta değişen çevresinin ve adapte olmaya çalıştığı yeni bir dünyanın içinde buluyor kendisini. Kendisi bir kütüphaneci çırağı ve seneler boyunca o kütüphaneden çıkmamış olmasına rağmen bir anda çevresi değişince afallaması normal geldi bana. (Spoiler değil.) Bundandır ki her şeyi aynı anda anlamaya çalışıyor, her şeye azar azar bakıyor ama detayına inemiyordu yani. Her ne kadar kitabın ilerleyen sayfalarında benim için 'Bu niye böyle oldu ki? Daha mantıklı bir yöntem bulamadınız mı?' dedirtecek birkaç olay yaşansa da kitap genel anlamda güzeldi. Karakterleri tam oturmadığı için giriş kitabı hakkında karakter yorumunda bulunamam ama akıcılığı iyiydi, yazım dili basitti. Zorlanmadan bir gün içinde okuyup bitirilecek bir roman.