muazzez

muazzez
@znadia
yarattığı dünyanın en dışlanmış ferdi
'başımı koydum uyuyordum. ağrılar uyutmadı. bir şiir dolanıp durdu dilimde. kime yazdığımı bilmeden... adın geldi aklıma. hiç tanımadığım birine ilk defa şiir yazmış oldum. kötü bir niyetim yok. sadece şiir hepsi bu.' Şiirle başladı hikayemiz. Şiir büyüttü, geliştirdi bizi. Şiirler için geldik bir araya. Heybende şiirler biriktirecektin, muazzez kız geldiğinde kulağına fısıldamak için. Ne geldi muazzez kızın, ne sen onu bekledin. Ölümün ardından aydınlandı her şey. Yazgı ölümü bekliyormuş. Ne sana kızgınım, ne başkasına. Yalnız kendime öfkem. Senin cümlelerinle anlatacağım minnetimi 'Ve sonsuz koskoca evren, kendini var ettiğin için minnettarım sana.' Huzurla uyu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her Sabah Seninle Başlar
Önce gözlerin girer odamdan içeri Sonra ellerin, saçların dudakların Bir bir hatırlarım Her sabah senin olan ne varsa Yüzüm aydınlanır Şarkılar söylemek gelir içimden Yakında bir kuş öter Uzaklarda bir tren sesi Sonra kornalar, çocuk ağlamaları Vapur düdükleri Sesler bir uğultu halinde yükselir büyük şehirlerden Ve alışılmış bir yaşamaktır çöker omuzlarıma Sarar benliğimi birden Büyük, devamlı dalgalar halinde duygularım Her sabah seninle başlar Ve ben her sabah Ta içimde bir ağrı gibi yokluğunu duyarım Her sabah Rezil insanlar bekler her köşebaşında beni Yüzleri, yürekleri kadar kirlidir Biri gider, biri gelir Biri gider, biri gelir Yakamda duygusuz iğrenç elleri Ve soğuk gözbebekleri gözlerimde O alışılmış yaşamak ki her sabah İğreti bir elbise gibi durur üzerimde Bir isyandır sarar içimi Her şeyi üzerimden çıkarıp atasım gelir Fakat insanlar, insanlar bırakmaz beni
Ben sana dans etmeyi öğreteceğim. Canımızın en çok yandığı anlarda parmaklarımızı şıklatarak bağıra bağıra şarkı söyleyeceğiz. Kahkaha atacağız, boyuna. Çocuklarımı tanıdığında çok seveceksin. Bir şey öğretemezsem, yine kedileri severiz. Yine olmadık hayaller kurarız. Peki ya senin bana öğrettiklerin? Söz veriyorum, onları hiç unutmayacağım.
Oaristys
Ey hâtırası içimde yemin kadar büyük, Ey bahçesinin hoş günlere açık kapısı Hâlâ rüyalarıma giren ilk göz ağrısı, Çocuk alınlarda duyulan sıcak öpücük. Ey sevgi dalımda ilk çiçek açan tomurcuk, Kanımın akışını yenileştiren damar, Gül rengi ışıkları sevda dolu akşamlar İçime yeni bir fecir gibi dolan çocuk. Tahta havalenin üzerinden aşan hatmi Ve havaları seslerimizle dolu bahar, Koşuştuğumuz yollar, oynadığımız sular, Kâğıttan teknesinde sevinç taşıyan gemi. Duyup karşı minarede okunan yatsıyı Yatağıma sıcaklığını getiren rüya, Denizlerde onunla yaşadığım dünya Ve ey ufku beyaz cennetlere giden kıyı. Ah! Birçok şeyler hatırlatan erik ağacı Ve o ilk yolculukla başlayan hasret, zindan; Atları çıngıraklı arabanın ardından, Beyaz, keten mendilimde sallanan ilk acı.
Sayfa 151
Gelelim sonuncuya. Hiçbirine bağlanmadım Ona bağlandığım kadar. Sade kadın değil, insan. Ne kibarlık budalası, Ne malda mülkte gözü var. Hür olsak der, Eşit olsak der. İnsanları sevmesini bilir Yaşamayı sevdiği kadar.
Sayfa 146