Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
'başımı koydum uyuyordum. ağrılar uyutmadı. bir şiir dolanıp durdu dilimde. kime yazdığımı bilmeden... adın geldi aklıma. hiç tanımadığım birine ilk defa şiir yazmış oldum. kötü bir niyetim yok. sadece şiir hepsi bu.'
Şiirle başladı hikayemiz. Şiir büyüttü, geliştirdi bizi. Şiirler için geldik bir araya. Heybende şiirler biriktirecektin, muazzez kız geldiğinde kulağına fısıldamak için. Ne geldi muazzez kızın, ne sen onu bekledin. Ölümün ardından aydınlandı her şey. Yazgı ölümü bekliyormuş. Ne sana kızgınım, ne başkasına. Yalnız kendime öfkem. Senin cümlelerinle anlatacağım minnetimi 'Ve sonsuz koskoca evren, kendini var ettiğin için minnettarım sana.'
Huzurla uyu.
Önce gözlerin girer odamdan içeri
Sonra ellerin, saçların dudakların
Bir bir hatırlarım
Her sabah senin olan ne varsa
Yüzüm aydınlanır
Şarkılar söylemek gelir içimden
Yakında bir kuş öter
Uzaklarda bir tren sesi
Sonra kornalar, çocuk ağlamaları
Vapur düdükleri
Sesler bir uğultu halinde yükselir büyük şehirlerden
Ve alışılmış bir yaşamaktır çöker omuzlarıma
Sarar benliğimi birden
Büyük, devamlı dalgalar halinde duygularım
Her sabah seninle başlar
Ve ben her sabah
Ta içimde bir ağrı gibi yokluğunu duyarım
Her sabah
Rezil insanlar bekler her köşebaşında beni
Yüzleri, yürekleri kadar kirlidir
Biri gider, biri gelir
Biri gider, biri gelir
Yakamda duygusuz iğrenç elleri
Ve soğuk gözbebekleri gözlerimde
O alışılmış yaşamak ki her sabah
İğreti bir elbise gibi durur üzerimde
Bir isyandır sarar içimi
Her şeyi üzerimden çıkarıp atasım gelir
Fakat insanlar, insanlar bırakmaz beni