Ekonomik inanışa göre, kuvvetli dozda eşitsizlik daha etkili ve daha hızlı büyüyen ekonomiler yaratır. Bunun nedeni, üst kesimlerdeki yüksek ücretler ile düşük vergilerin -sözüm ona- girişimciliği arttırması ve ekonomi pastasını büyütmesidir.
Tepedekilerin "işveren" rolünü yerine getirerek ekonomiye daha fazla katkıda bulunduğu gerekçesiyle eşitsizlik daima haklı gösterilmiştir; ancak 2008 ve 2009'a gelindiğinde görüldü ki bu adamlar ekonomiyi iflasın eşiğine getirip yüz milyonlarca dolarla sıvıştılar.
Günümüzde durum daha da kötü: Nüfusun en zengin yüzde 20'si üretilen malların yüzde 90'ını tüketirken, en yoksul yüzde 20'lik kesimde bu oran yüzde 1'dir. Ayrıca dünyanın en zengin insanının en yoksul bir milyar insanla eşit kaynaklara sahip olduğu tahmin ediliyor.