kebûter.

'sözün harfi bağışlamadığı yerden geldim. sabır telkin eden ayaklarımı unutup, taşın ve suyun uzağına geldim. oysa erkenmiş daha ceplerimi sökerek ayrıldığım kendimden ne kadar uzak düşsem, çeşmeler yine susacakmış yüzüme geç oldu ama bunu da bildim: yarıldı aklımın serinliği herkes bir nehrin dalgınlığıyla baktı bana ben ey paslı sözlerin sahibi onca zaman sonra herkesin yalanın saçlarını okşadığı yere geldim.' Kemal Varol /katran.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
sınandığım zaman sırtımda kamburum çıkıyor beni bir yay gibi geriyorlar dilimle kendime saldırıyorum kimse inanmıyor kırgınlığıma, sağırlığıma kimse eğilmiyor sırtımda hep bir lekeyle dolaştım bütün semt pazarlarını beni bir hamal zannettiler; ben eğriydim oysa, dilim değil sınandığım zaman sırtımda kamburum çıkıyor. şehrin insanı, şehrin insanı şehrin insanı acılarını tahta atlara değişti şehrin insanı..
seven, sevdiğinde başkalarının gözden kaçırdığı nice şeyler görür. gözün göremediğini kalp fark eder. M. Kemal Sayar
Anons
Allah biliyor ya benim şaşkınlığım sizinkine benzemez hayrete düşürür beni umursamadığınız şeyler.. mesela ırmağa binen balık, güneşi sırtında taşıyan dağ, ve peribacaları, avurtları çökmüş kayalar ve sarışın semazenler, ayçiçekleri hayrete düşürür beni. merakım da sizinkine benzemez. şöyle seslenirim bazen: yağmurkuşu bana bir şeyler söyle deli ırmak ne fısıldar denize. savaşım da benzemez savaşınıza yalın kalem dayanırım kelam kapılarına ya simmurga ya morga, farketmez. ve korkum, o da sizinkine benzemez, saflar sıklaştıkça korkarım. anlaşılmaktan korkarım, düşlerimden korkarım.. üstelik kırmızı ışıkta cam silen çocukları şoförlerden sakınmak zorundayım. İbrahim Tenekeci
niçin çağıldayan bir kalpte iner bütün duraklar? Ahmet Edip Başaran