— Ay acaba siz de öteki kadınlar gibi misiniz?
Ben ona hislerimi anlatamayacağımı hissettim, sustum. Fakat kalbimde bir şey yıkılmıştı. Bu, beklediğim aşktan o kadar uzak, o kadar sert ve müthiş çehreli bir şey ki.
Anladım ki onu ümitsiz ve şifasız bir surette seviyorum. Bu, o kadar yavaş yavaş benliğimi istila eden bir şey olmuştu ki dimağıma, kalbime ve ruhuma, bütün mevcudiyetime ağır, fakat kati bir kudretle yerleşmiş, yayılmıştı. Şimdi artık bütün mevcudiyetimde ondan ari bir nokta, bir cüzi fert bile yoktu ki şurası da boş diyebileydim.